Onuncu sefer “Nereye gidiyoruz baba?” diye soruyor, artık cevap vermiyorum…
Artık nereye gittiğimizi ben de pek bilmiyorum, benim zavallı Thomas’m.
Sürükleniyoruz. Duvara toslayacağız.
Madem Mathieu, topunu almasına yardım edemeyeceğimiz bir yere gitti; madem Thomas, kafası daha da dumanlı biçimde hâlâ dünyada, size yine de bir kitap hediye edeceğim. Sizin için yazdığım kitabı. Unutulmamanız için, engelli kartı üzerinde sadece bir fotoğraf olarak kalmamanız için. Hiçbir zaman dile getiremediklerimi yazmak için. Belki de çektiğim acıları. Çok iyi bir baba olmadım. Çoğu kez size katlanamıyordum, sizi sevmek zordu. Size peygamber sabrı göstermek gerekiyordu, ben de peygamber değilim.
Beraber mutlu olamadığımızda pişmanlık duyduğumu söylemek ve belki de başarısız bir baba olduğum için sizden özür dilemek için