kitap okumak, okurken kendimi icinde kaybetmek ve bu sekilde de benligimi bulabilmek kendimi bildim bileli hep mest etmistir beni, bu hesapta bunun icin <3
bilinci kaybolurken son bir şey düşündü: “dondurma sevmem ki ben!”
bir ay önce çöplükte, Julia, Nava’nın elini son bir kez tuttu ve öldü. gülümsüyordu… dondurmayı düşünüyordu.
kadın- bu da olasılık ile ilgili, aynen çan eğrisi gibi. herkeste şeytana özgü güçler var aslında. bazılarının güçleri zayıf, bazılarınınki güçlü. çok az kişide hiç yok, bu yüzden de birkaçında hepsi olmalı, işte bunlar da şeytanlar.
caine- eğer herkeste bir nebze yetenek bile olsa, bir şeyler varsa, ben neden herAn’da başkalarını bilmiyorum.
kadın- herAn onların bilinçaltında var. göremiyorlar, ama anlamıyorlar. bazen bir yankı olarak var sadece.
caine- bir olayı önceden yaşamışsın veya görmüşsün gibi hissetmek gibi mi?
kadın- evet. bu, An’ın geçmişinde görüldüğü şekliyle olası geleceklerden biri. insanlar gördükleri geleceklere giden yolu her zaman izlemezler. ama izlerlerse ve bu gerçekleşirse, bu bilinçte birden ortaya çıkar; işte deja vu denilen şey de budur.
caine- herkesin farklı yetenekleri var demek.
“ tüm bilinçli ve bilinçsiz düşünceler beyinden elektrik sinyalleri yollayan nöronlar tarafından oluşturulur. anladın mı? madde enerjiyse ve düşünce de enerjiyse, o zaman tüm madde ve düşünceler birbirine bağlıdır, ilişkilidir. işte toplu bilinçaltı da bundan gelir- bu yaşayan, yaşamış ve yaşayacak her canlı tarafından paylaşılan, birbirine bağlı, bilinçsiz zihindir.”
“ ama eğiticiler filler zincirleri kıramayacaklarını öğrenene kadar ip kullanmazlar. bak nava, aslında o filleri orada tutan ipler değil, kendi akıllarındaki koşullanma. işte bu yüzden bilgi önemlidir. eğer bir şey yapabileceğini düşünüyorsan, aslında bu mümkün olmasa bile yapabildiğini görürsün. eğer yapamayacağını düşünürsen, o zaman da çoğunlukla yapamazsın, çünkü denemezsin bile yapmayı.”