"Sizin şanssızlığınız hepimizden daha imanlı olmanız. Siz Tanrı'ya hepimizden daha çok bel bağlamışsınız. Şimdi ona kızmanızın(inanmamanızın) nedeni bu."
"Ana, sen eskiden hiç böyle değildin."
Onun yüzü katılaştı, gözleri soğuklaştı. "Hiç evim yıkılmadıydı," dedi. "Ailem hiç sokakta kalmadı, yollara düşmediydi. Satmak zorunda kalmadıydım hiç... Her şeyi!"
"Devletlerin güç ve zaafı, milletlerin ilerleme ve yozlaşması yalnızca devlet adamlarının ehil oluşlarındann ve yönetim kabiliyetlerinden veya beceriksizliklerinden kaynaklanmaz.Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdırlar.Onlar, milli ruhun birer kopyasıdır.Onlar, halk kitlesinin içinden doğmuştur.Bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibidir.İşte bu nedenledir ki, eskiden beri "Her millet, layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur." denilmiştir."
"Harese nedir bilir misin oğlum?Arapça eski bir kelimedir.Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.Harese şudur evladım; Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani.Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır.Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar.Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider.Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve.Bunun adı haresedir.Demin de söyledim hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarig boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.Kendi kanının tadından sarhoş olur.