Bazen mutlu olmak için bir şeyler yapmak değil, yapmamak gerekir. Gerek düşünce de gerek davranış değişiklikleri mutluluğun kapısını bize açmaktadır. Duygu durumumuz, düşünce biçimimizden oluşur. Nasıl düşünürsek öyle hisseder, nasıl hissedersek de öyle hareket ederiz. Düşünce biçimimiz, bizim yaşam tarzımız ve hayata bakış açımızdır. Düşünce biçimimizi gözlük olarak farz edersek, yaşamımızdaki her şeyi gözlüğümüzün numarasına göre görürüz. Başa çıkamayacağımızı düşünerek pes etmek mutsuzluğun önemli sebebidir. En küçük bir streste veya üst üste gelen sıkıntılardan sonra yaşamın yönünü değiştiremeyeceğimizi, bunun kaderimiz olduğunu kabul etmemizdir. Geçmişimizde pek çok başarılar elde etmemize rağmen bazen küçük bir zorlukla baş edemeyebilir, çözümsüz kalabiliriz. Böyle durumlarda hem başarılarımızı hatırlamalı hem de güç ve enerjinin doğuştan her insanda olduğunu düşünmeliyiz. Bizim o sıradan yaşadığımız şey yetersiz olmak değil, çözüm yolu bulmamaktır. Yalnızca yöntem aramak ve düşünmek yeterlidir. Senelerce okyanusta yüzüp küçük bir dere zorluk yaşamamız bizim yetersiz olduğumuz anlamına asla gelmemelidir…