Ölüm nedir biliyor musun? Önünde sonunda çalacağımız tek hakikat kapısı,bizi bir yaradan var,yaradanın emriyle gene kendisine dönüşümüzdür ölüm,bir daha ölmemek üzere dönüşümüzdür ona.
Seni sevdiğimi söylemem hoşuna gidecekse söyleyebilirim diyor.
Gerçekse hemen söyle ,diyorum,hiç durma.
Seni seviyorum,diyor tatlılıkla.
Ama beni rahatlatmadı bu söz,diyorum.
İnanmıyorsun da ondan,diyor,hem kendine inanmıyorsun ,hem bana.
Hayır diyorum,uydurma bir şey yaptığın için inanmıyorum.
Belki bu da var ama SEVEBİLECEĞİNE inanmıyorsun,hele seni sevebileceğime..
Bunu da nerden çıkardın?
Benden çok başkalarıyla dolu senin kafan,diyor,Mesela Zelda'yla,Mesela Yavuzla..
Kendini boyuna onlarla karşılaştırıyorsun.Bu yüzden inanmıyorsun.Yoksa aslında..
Kitabın konusu: Batılılaşma ve kültürel yabancılaşmaya karşı bir eleştiri kitabıdır.Kitapta 2 ayrı hikaye vardır.
İlk hikaye Batılılaşma üzerinedir.Hikayenin ana karekteri Sitaredir.Sitare gençlik hevesatına yenik düşmüş bir karekterdir.Kendisinden yaşça büyük biri evlenir.Parasını kumar gibi lüzumsuz işlerde çarçur eder.
Aldatır..
Yanında bir kaç arkadaşı vardır.Onlarda Sitare gibi eğlenceye düşkünlerdir.
Biz bu hikayede kültürel olarak batı ile yaşam tarzımızın , düşünce tarzımızın ne kadar değiştiğini görebiliyoruz.Ve aklıma Yedi güzel adam filmindeki Nuri Pakdil'in bir sözü geldi .
"Boynumuz ağrıdı batıya bakmaktan.Üstüne Batı'nın mil çektiği gözlerle bakıyoruz."
Diğer hikayemiz kitabında ismi olan Gül yetiştiren adamı anlatır.
Milli mücadeleye katılmış,vatan için savaşmış ailesi ve arkadaşları şehit düşmüştür.Toplumun gittikçe yozlaştığını düşünür.Gül yetiştirmesinin de sebebi budur.
Gül yetiştiren adam inzivaya çekilir.Bu inziva onu 50 yıl çıkamayacağı evinde yalnız başına koyar.
50 yıl sonra torunun ısrarı ile dışarı çıkar.
Ve o bulunduğu hâlini 50 yıl önceki hali ile karşılaştırır.Ve çeşitli analizler yapar.
Mesela bereketsizliğin sebebini vitrinde duran yiyeceklere bağlar.Eskiden göz hakkı diye dikkat edilen bir konu varmış.Dedelerimiz pazarda, çarşıda önde duran yiyeceği değil arkada duranı,gözükmeyeni alırlarmış ve göz var haramdır derlermiş, bereketsizliğin sebebi olarak görürlerdi şimdi sokakta yemek yemeler vs.
Gül yetiştiren adam camiye gidiyor
1)Camide az bir cemaat bulur ve şaşırır.
2) Ayakkabılıkda fötr şapka buluyordu.
3) İnsanların başında takke bulamaması
4)Cemaatin içinde yalnızca imamın Cübbeli olmasına seviniyor.Biz buradan Cumhuriyet döneminde olan yasaklardan birininde kılık kıyafet olduğunu anlıyoruz.
5)Vurgu yapılan noktalardan birisi de