youtu.be/RMQ604HBLMc
...
Yürü ey avare gezgin, yürü durma, yürü
Alıkoymasın seni vuslat yolundan dünyevi zevkler
Bu güzellikler, bu zerafet hem rüya hem hayal
Yürü ey çaresiz misafir, yürü durma, yürü
...
Bir gün Şeyh Ebû Said müridleriyle beraber gidiyordu. Yolda bir helâ kuyusunu temizleyenlerin yanından geçerken, bütün müridler burunlarını tutup kaçtılar. Hazreti Şeyh biraz durduktan sonra dedi ki: "Biliyor musunuz, bu pislikler lisan-ı haliyle bana ne diyor? Diyorlar ki, dün pazarda idik. İnsanlar bizim için keselerini boşaltıp bizi ele geçirmeye çalışıyorlardı. Bu kadar hürmetli ve kadirli iken, yalnızca bir gece sizinle kaldık. Bu kadar zaman içinde bu hâle dönüşüp bu çirkinliğe düştük.
Şu durumda bizim mi sizden, yoksa sizin mi bizden kaçmanız gerekir?"
Dilini hiç beğenmedim. Mümkünse başka yayın evlerinden veya başka çevirmenlerden okumanızı tavsiye ederim. Roma tarihini öğrenmek istiyorsanız kesinlikle başka kaynaklara yönelin.