Beni soracak olursan iyiyim, sessiz sessiz duruyorum. Hiçbir şeye isyan etmiyor, hiçbir şeyle savaşmıyorum. Korktuğumdan değil, çok sıkıldım, bir tatsızlık çıkmasını istemiyorum. Hayatın bu evresinin hızlıca geçmesini umuyorum. Sütten ağzım yandı, yoğurdu yemeye teşebbüs bile etmiyorum Osman.
Bizimki gibi hikayelerin hep mutlu sona bağlanması beklenir, mutlu son dediğimiz nedir ki Osman?
Böyle zamanlarda, "İyi ki ayrılmışız" diyorum. İnsan ömrü sadece kendi dertleri için bile yeteri kadar sıkışık bir programa sahip, yanına bir de başkasınınkileri eklemenin uzun vadede çılgınca olduğunu düşünüyorum. Onca yılı bir arada geçirmeyi başardığımız için ikimizin de naçizane birer onur plaketini hak ettiğine inanıyorum. Sana şahsi sorunlarınla başarılar diliyorum, güç seninle olsun Osman.
Geceleri kafayı yastığa koyduğunda kalbin, vicdanın rahatsa, işte o geceler dünyanın en kutlu geceleriymiş. Dinlerken boş boş konuşuyorlarmış gibi geliyordu ama ihtiyarlar haklıymış buna inanabiliyor musun? Bir de şunlar varmış: Büyük bir savaş görmüş hiç kimse, artık görmemiş gibi yapamazmış. Bir savaştan çıkmış hiç kimse, artık aynı kişi olamazmış. Kazanmak kaybetmek gibi olaylar komple yalanmış. En önemlisi, "Ben elimden geleni yaptım" kadar güzel cümle yokmuş, tam buradan devam edeceğiz Osman.
Sevgili ablam hep şöyle der; "Dünyanın sonundan başka hiçbir şey, dünyanın sonu değildir." Bu bilginin kesin olmasına bayılıyorum. Geçmişe dönüp şöyle bir bakınca bir sürü kıyamet atlattığımızı ancak hiçbirinde kıyametin kopmadığını görüyorum. Ya birileri bizimle fena halde dalga geçiyor ya da her şey gerçekten bu kadar saçma, bir türlü kestiremiyorum. Her ihtimale karşı arka sıralara geçitim, şimdilik saklanıyorum Osman.