“Yoksa gelmem diye mi korkuyorsun?”
Yusuf başını salladı:
“Gelirsin…Biliyorum…”
“Öyleyse neden bırakmıyorsun?”
Yusuf avucuna tuttuğu bileği sinirli bir hareketle sıkarak:
“Lüzumu yok!” dedi.
Sonra, dudakları titreyerek, ilave etti:
“Ne olursa olsun, artık seni hiç bırakmayacacağım!”
Muazzez başını hızla çekti. Gözlerindeki yaşlar kurumuştu. Anlamak istemeyen bir ifade ile, hiçbir şey söylemeden,, Yusuf'un yüzüne baktı. Bu bakışlarda hem hayret hem sitem hem de biraz dargınlık vardı.
Tesadüf seni karşıma çıkarmasaydı gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen kabahat senin değil ...