Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.
Yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
Yağmur çiseliyor,
Serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.
Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.
Yağmur çiseliyor.
Serez çarşısı dilsiz,
Serez çarşısı kör.
Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
Yağmur çiseliyor.
Lûtf-i Ihsan Ile Divâne Gonul
Gevheri
Lûtf-i ihsan ile divâne gönül
Seni sevmeyenden ırağ ol sen de
Gerek sünbül olsun gerek gonca gül
Seni sevmeyenden ırağ ol sen de
İki gönülliyse bir gözleri mest
İhtiyar ittirir hırka ile post
Gözünden bellüdür hakikatlü dost
Seni sevmeyenden ırağ ol sen de
Eğer kıymetini bilür ise de
Bilüp hâkipaye gelür ise de
Cihanda bulunmaz melek ise de
Seni sevmeyenden ırağ ol sen de
Der Gevheri murad olan söz ana
Tevekkül it yönün Huda'dan yana
Vefa gelmez andan akıbet sana
Seni sevmeyenden ırağ ol sen de