Neslihan

Neslihan
@_nesIihan
"Hatta henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi. Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı... Peki bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengârenk bir barış bahçesi?"
Everest yayınları
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı."
Sayfa 65
Edebiyat
Başka bir deyişle, hiçbir şey hayal edildiği kadar güzel olamıyormuş.
Edebiyat
-niye böyle bi kadın oldun sen? niye böyle bi hayatın oldu senin? -ben hayat başka nasıl yaşanır bilmiyorum ki. benim bildiğim: nesrin ayaklarının üstünde dur. kimseye muhtaç olma. güçlü ol. senin annen yok, baban yok. bi tane ölmüş kocan var. bi de kucağında küçük bi kız çocuğu. sakın düşme. nasıl düşmeyeceksin ki? gençsin, çalışıyorsun, eve ekmek götürüyorsun ama erkek değilsin ki. kadınsın. sen kucağımda küçücükken bile o gözlerin nasıl baktığını bi bilsen. ben bu dünyadan çok korktum nevra. illa bi adama tutunacaksın, o adam bu adam derken kendim adam gibi oldum. erkekleştim. sen bana sordun ya 'niye sakladın?' diye selim'e bi şey olur da alıp götürürlerse yalnız kalırım diye korktum. yalnız kalmaktan çok korktuğum için hep erkeklerin yanında saklandım. yalnız kaldığımı kimse anlamasın, orospu damgası yemeyeyim diye. -Şahsiyet -Hakan Günday
Televizyon
Benimkisi, bile bile, akıntıya kürek çekmekten başka bir şey değildi. Bu yüzden, aklımı başıma devşirmeliydim bir an önce. Boş yere hayallere kapılıp şu insan denen yaratığa bel bağlamamalıydım. Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmaşık bir evrendi
Sayfa 28
Edebiyat