Neslihan

Neslihan
@_nesIihan
Boş bulunup rüzgara da bırakmıyordum kendimi, gece gündüz her an tetikte duruyor, dimdik kalabilmek için elimden gelen her şeyi yapıyordum.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ola ki bir başka masala gidecektim ama henüz o masal yaratılmamıştı.
Birkaç insandan kaçayım derken, bu kez farkına varmadan, yüzlercesinin kucağına doğru gidiyordum.
Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti böyle?” diye soruyor Kundera: “Ah nerede şimdi geçmişin aylakları? Halk türkülerinin tembel kahramanları neredeler; bir değirmenden ötekine sürüklenip duran, açık havada, yıldızpalasta uyku çeken şu serseri tayfası nerede şimdi? Kır yollarıyla, çayırlarıyla, harman yerleriyle, doğa güzellikleriyle nereye gittiler? Bir Çek atasözü onların tatlı aylaklıklarını bir eğretilemeyle tanımlar: Tanrı’nın pencerelerini seyrediyorlar. Tanrı’nın pencerelerini seyreden insanın canı hiç sıkılmaz; mutludur. Günümüz dünyasında ‘işsizlik’e dönüştü aylaklık; aynı şey değil kuşkusuz: İşe yaramaz hisseder kendini işsiz insan, canı sıkılır, yoksun kaldığı devinimi arar durmadan…
"hımbıllığı bırak. bir hayal kur. elindeki aptal telefonu bırak, bir hayal kur. yapamazsın diyenlere kulak asmayı bırak, bir hayal kur. ensende, kaşlarının arasında, koltuk altlarında yuva yapmış örümcekleri silkele, bir hayal kur. kariyer putunu, başarı putunu, mesai putunu kır, bir hayal kur. bir hayal kur, birini sev, kaybet, ayıplan, coşkuya kapıl, hüsrana uğra ama umutsuzluğa kapılma, yere seril ama sürünme. hep hayal kur. çünkü seni sadece onlar iyi edecek." cins dergi, 33.
Edebiyat