Okuduğum ilk kişisel gelişim kitabıydı Savaşçı. Savaşçı ile tanışana kadar kişisel gelişim kitaplarının çoğu para tuzağı olmaktan öte değildi benim gözümde. Ama ne yalan söyleyeyim bundan sonra bu kitap denginde ya da ötesinde olmazsa yine okuyamayacağım bir tür olarak kalacaktır kişisel gelişim kitapları.
Kitap Doğan Cüceloğlu ile Arif Öğretmen'in sohbet havasında diyaloglarından oluşuyor. Çoğunlukla felsefik ve psikolojik olan kitap yer yer sosyolojik dokundurmalar da içeriyor.
Savaşçı, kendini tanımak isteyen her bireyin tanışması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabı okumadan önce hepimiz kendimizi gayet de iyi tanıdığımızı düşünürüz fakat kitabı okumaya başladıktan hemen sonra kendinizi sorgulama ihtiyacı hissediyorsunuz. Yazarımız savaşçı bir insanda olan veya olması gereken özellikleri saydıkça bizdeki benlik kavramı da ortaya çıkıyor. Kitabın bir yerinde de geçen "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz." sözünde olduğu gibi kişinin aslında nasıl biri olduğunu eylemleriyle anlayabiliriz. İd, ego, süperogo, kolektif bilinç, nesnel ben, gestalt psikolojisi gibi kavramlarla bireyin kendini bulmasına, kendini tanımasına yardımcı olmaya çalışan yazarımız sanırım bunu başarıyor.
Çok sıradan gibi gözüken birçok kavramın aslında kişiliğimiz üzerinde çok etkili olabildiğini anlayacağınız birçok yer var kitapta. Kitap bittikten sonra Doğan Cüceloğlu gibi çevremizde profesyonel destek alabileceğimiz biri olsa keşke diye düşünmeden edemiyor insan. Bir nevi meditasyon yapmış olacaksınız bu kitabı okuyarak. Ben bu yüzden kitabı özümseye özümseye okudum.
Kitapta en çok sevdiğim iki yer vardı. İlki bitmemiş işler üzerine olan kısım ikincisi de kendini bilme, gücünün farkına varma kısmı. Özellikle gestalt psikolojisiyle bitmemiş işler üzerine yazılanlar hayata