Sıkıntı bulutu gider, rahmet yağmurlarının kaldırdığı güzelim baharın toprak kokusu gelir. Ve arkasından çiçekler, çiçekler, çiçekler. Ve arkasından yaz. Ve meyveler, meyveler, meyveler...
En sevdiğim Türk klasiği oldu diyebilirim.
Diğer klasiklere göre okuması biraz zor ilerliyor. Ama okurken o kadar keyif aldım ki. Refet gibi bir hayatın içine doğmuş kişilere bir umut aşılıyor ve nasıl bu durumdan çıkabileceğini, kendini nasıl geliştireceğini gösteriyor. Diğer kişilere ise ne kadar nimetin içerisinde olduğunu hatırlatıyor ve etrafındaki Refet misali ihtiyacı olduğu halde belli etmeyenlere el uzatmanın, bir insanın hayatına dokunmanın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. İnsana çalışma azmi şevki veriyor Refet. Umut aşılıyor.