Fatma Erten

Puan vermedi·80 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 15:25
Peter Handke'nin 51 yaşında intihar eden annesi için yazdığı; annesine, kendi çocukluğuna, annesinin çocukluğuna dair bildiği ve hatırladığı anılarını anlattığı ve annesine atfettiği bu eseri beni çok etkiledi. İki dünya savaşı arasına doğmuş bir kadın Maria Handke, dolayısıyla hayatı hiç kolay olmamış, olamamış. Sadece o değil tüm kadınlar başta olmak üzere o dönemin bütün insanları dünya savaşlarının kaoslarını ve buhranını iliklerine kadar yaşamışlardır. E tabi elbette bu baskıyı, zorluğu en çok hisseden kadınlar olmuş. Çünkü toplumsal ve kültürel baskılara en çok maruz kalan onlar. İşte Maria Handke de bu kadınlardan biri ama o yine de kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışmış, yine de kendini o baskılardan kurtarmaya çalışmış ama elbette ne kadar çabalasa da gün sonunda yine kürkçü dükkanına dönmek zorunda kalmış. Onun hayatı çok zor geçmiş ve hayatında hiçbir şeyi başaramadığını düşünerek hayatının kararıp gitmesini seyreylemiş. Peter Handke'nin annesi için, onu aslında ne kadar çok şey başardığını, Maria Handke bir şekilde kendini sıkan ve boğan o topluma karşı gelmiştir, anlattığı bu eserini okumanızı tavsiye ederim. Mutsuzluğa Doyum Peter Handke
1000Kitap
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Sia Kitap · 2024428 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·110 syf.··
2025 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 14:37
Bu oyunun yazılmasının ilginç bir hikâyesi var. Olay şöyle: 4. Mehmet'in elçisi olarak Paris'e gelen ve görkemli bir törenle karşılanan Süleyman Ağa Fransız sarayının ihtişamına beklenen ilgiyi göstermeyince, 14. Louis bu ilgisizliğin intikamını almak için Molière'e oyun sipariş eder. 14. Louis oyunu seyrettikten sonra "Şimdiye kadar yazdığınız hiçbir oyun beni bu kadar güldürmemişti." demiş. Yani ülkeler arasındaki bu küçük hicivleri, nükteleri seviyorum, yeter ki büyük kavgalar, savaşlar olmasın. Farklı kültürlerin birbirini anlamaya çalışması ve kimi zaman da anlayamaması burada da gördüğümüz gibi bir takım benzer olaylara sebep olabiliyor. Molière'in oyunlarını okumayı çok seviyorum, böyle canım sıkılınca alıyorum bir kitabını okuyorum ve bir iki saat keyifli zaman geçiriyorum. Onun hiciv yeteneği beni oldukça çok eğlendiriyor, okumakta büyük bir zevk alıyorum. Burjuva Mösyö Jourdain'ın asilzade olma yolculuğunda ki umutsuz ve gülünç mücadelesini anlatan bu kısa metin, cahil kimselerin çevrelerinden kolayca nasıl etkilenip, dolduruşa gelebiliyor olduklarının bir örneği. Mösyö Jourdain'nın her konudaki bilgisizliği, onu herkes için kullanılabilir ve faydalanabilir bir insan haline getiriyor. Bazı insanlar daha saf yaradılışlıdır ve maalesef ki daha kurnaz olanlar bu kişilerden faydalanmayı çalışır ve faydalanır da. İnsan insanın kurdudur misalinde olduğu gibi. Kibarlık Budalası Molière
1000Kitap
Kibarlık BudalasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 20:43
Unamuno ile tanışma kitabım oldu Sis. Kitap bana Shakespeare'ın kitaplarındaki karakterleri hatırlattı. Özellikle Augusto karakteri neredeyse Hamlet gibi biri ve onun gibi kuşkucu, melankolik. Kitabın da tam olarak 1914 yılında yayınlanmış olması o dönem İspanya'sını gözlemleyebilmek için müthiş bir kaynak oluyor. Kitabın konusundan biraz söz edeyim. Augusto Pérez, maddi durumu iyi olan ve annesinin vefatından sonra birbiriyle evli olan hizmetçileri ile bir evde tek başına yaşayan kitabımızın ana karakteridir. Hayatta hiçbir tutkusu olmamış, daha doğrusu kendine herhangi bir tutku bulamamış birisi olarak günlerini bir nevi sis içinde geçirir. Günlerden bir gün yolda karşılaştığı bir kızın gözlerine hayran olur ve kızın büyüsüne kapılarak onu takip eder. Evini bulur ve kıza, ailesine, ki kız hala ve eniştesi ile yaşar, hislerini açıklar. Anarşist bir enişte, tam bağımsız bir Eugenia, kendisi meşhur güzel gözlü kız, ve bu ikisi arasında kalmış bir hala. Augusto'nun kızın sadece gözlerini görüp ona aşık olması aslında sadece bir metafor, keza Augusto kendi tutkusunu, hayata bağlanacağı amacını bulmuştur. Augusto'nun aşık hali, arkadaşı Victor ile yaptığı konuşmalar, hizmetçileri ile içinde bulunduğu diyaloglar bizler için resmen felsefi bir resital. Augusto'nun artık yaşamla kuracağı ilişki, hayatının eskiden sis ile örtülü olduğunu keşfedip bir nevi şimdi kendi varoluşu ile ilgili kurduğu düşünceler bizlere Unamuno'nun felsefi kalemiyle hem eğlenceli hem de düşündürücü zamanlar geçirttiriyor. Okuması keyifliydi, dediğim gibi tıpkı Shakespeare okumak gibiydi, ondan farkı işin içinde fefesefin de var olması. Sis
1000Kitap
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 15:17
İnanın bu kitabı nasıl anlatacağımı bilemiyorum, ben yeterince iyi anlatamayacağım gibi çünkü ne desem az kalır. Dilim döndüğünce bir şeyler anlatayım. İkinci Dünya Savaşı arifesinde Amerika'da bir gettoda yaşayan Pecola, "çirkin" ve siyahi bir kız çocuğudur. Toplumun farklı kesimleri tarafından dışlanan ve aşağılanan Pecola, kendisine karşı bu tutumun değişmesi için gözlerinin beyazlarınki gibi mavi olmasını ister. Oysa mahallenin dillendirmeksizin kabullendiği acılar konusunda yürüttüğü suç ortaklığı, herkesin kalbinde taşıdığı nefrete ayna tutan Pecola'nın trajedisine dönüşür. Konu böyle, gelelim benim yorumuma. Toplumun, çoğunluktan farklı olanı acımasızca dışlaması, aşağılaması, ırkçılık yapması maalesef ki insanoğlunun en büyük problemi bence. İnsanların kendisini diğerinden farklı görme ve gösterme çabası maalesef ki çoğu zaman yıkımla sonuçlanıyor. Bir çocuğun anlam dâhi veremediği bu dışlanma onun hayatını nasıl etkiliyor, onun ve onun gibilerinin yaşamını nasıl karartıyor işte bu kitap bunun örneği. Canım çok sıkılarak okudum, beni aşırı derecede rahatsız etti, bu söz ettiğim rahatsızlık insanların ne denli kötü olabileceğini bir kez daha anlamış olmanın yarattığı rahatsızlık. Yani ne diyebilirim ki, keşke hiçbir çocuk bu anlamsız ötekileştirmeleri yaşamasa. Keşke hiçbir insan bu tutumlara maruz kalmasa. Ah ahhh. Valla hayat zorbalık yapanlara ne kolay, zorbaladıkları insanların nasıl da yok olup gittiklerini hiç ve hiç umursamıyorlar. Bir takım kötülükler yapıyorlar ve geride bıraktıkları enkaz onları hiç düşündürmüyor, etkilemiyor. Ne bileyim bunlar nasıl insanlar anlayamıyorum, keza bu çocukların başına gelenlere, siyahi insanların çektikleri ve maalesef varoluş mücadelesi vermelerine sebep olan şartları yaratanlar da insan, onlar da herkes gibi, nedir
1000Kitap
En Mavi GözToni Morrison · Sel Yayınları · 20182,767 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 19:25
Evet bir yıl aradan sonra Odysseia'yı da okudum keza geçen yıl tam bu ay İlyada'yı okumuştum. Bir yıl geçmesine rağmen her şey hafızamda sanki dün okumuşum gibi canlıydı. O sebepten ötürü Odysseia'yı da rahatlıkla okudum. Kitabın konusunu herkes biliyordur benim çok detaylı olarak konudan söz etmeme pek gerek yok ama söylemek istediğim birkaç şeyden bahsedeyim. Öncelikle İlyada benim için en sevdiğim üç kitaptan birisi, Odysseia'yı da sevdim ama İlyada'nın yeri ayrı bende. Odysseus'un yolculuklarında karşılaştığı zorluklar, yaşadığı sıkıntı ve kederler, onu pes etmekten ziyade daha mücadeleci bir insan yapmasıyla benim için örnek alınası bir karakter oldu. Karşılaştığım zorluklarda aklıma Odysseus gelecek artık. Onun azmine gerçekten hayran kaldım. Yine bir diğer noktada şu: millatan önce 7.yy ile 6.yy arasında yazılmış bu eserde insan yine aynı insan yani günümüzde hiçbir yol katedememiş tek övgüsü aklı ve düşünebilme yetisiyle dünyaya egemen olan varlık. Artık anladım ki fıtrat aynı fıtrat, bundan bin yıl daha geçse insanlar yine birbirinin kuyusunu kazacak yine hainlik yapacaklar. Hiçbir şey değişmeyecek. Bir diğer nokta da, Odysseus'un köpeği olan Argos'un bir tek Odysseus'u tanımış olması. Burası bana çok dokundu. 20 yıl sonra evine dönen Odysseus'u kimse tanımaz ama çok sevdiği köpeği Argos onun hemen kim olduğunu anlar ama Odysseus karakterini gizler bir sebepten ötürü ve bu yüzden köpeği onu ele verir diye onu sevemez, zavallı Argos da çok sevdiği sahibi tarafından hiç sevilemeden ölür. Bütün bir kitapta canımı en çok acıtan kısım burası oldu. Çok keyifli bir okumaydı, daha çok okunsun Homeros. Umarım filmi de çok iyi olur. Nolan bizi hayal kırıklığına ugratmaz inşallah. Odysseia Homeros
1000Kitap
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma