Benim ağzımdan adaletin görmezden geldiği insanlar konuşuyor,
garibanlar, paryalar, batıklar, sakatlar, özürlüler, yalnızlar, ezilenler,
düşçüler, kararsızlar, duygulular, umutsuzlar,
çocuksu sorumsuzlar,
temiz yürekliler, deliler ve umutsuzlar.
Ve çiçekler konuşuyor benim ağzımdan,
ayaklar altında ezilen ve senin
o kadar sevdiğin çiçekler,
o sonsuz açlığında yediğin
erimiş mumlar konuşuyor,
senin işinde kullandığın araçlar, tavanarasındaki bin bir eşya,
ne kadar az biliniyorlarsa,
o kadar çok konuşmak istiyorlar.