Reyhan

Reyhan
@_plumeria
Gelelim ısırgan otunun faydalarına, tahayyül~tezahür
1620 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Kim istemez mutlu olmayı mutsuzluğa da var mısın
Uzaktan erimiş kurşun gibi parladığını gördüğüm bu su beni yolumdan alıkoyuyor. Düşünmüyorum ki, o su, ancak uzaktan çok güzeldir. Onunla yakından temas etmek, bir sürü küçük, fakat yekûnu büyük münasebetsizliklere katlanmaya mecbur olmak demektir.
Edebiyat
Reyhan
Hülasa bir takım münasebetsizlikleri göze almazsan güzelliklere ancak uzaktan bakarsın Kazım
Reklam
Her ruh kendinden olanı çeker ve ona ait olmayan hiçbir șey ona gelmez. Bunu idrak etmek için "İlahi Yasa"yı tanımak gerekir. Her insanın yaşamındaki hem yapıcı hem de yıkıcı olaylar kendi içsel düşünce dünyasının niteliği ve gücüyle ortaya çıkar.
Reyhan
Acaba? Bilinç altının hayatımızı şekillendirdiğine inansam da tam olarak ikna olamadım.
Sürekli değişim ve gelişim gösteren bir varlık olarak insan kendini yetiştirebileceğine inandığı yerdedir, koşulların kendine sunduğu ruhsal dersi öğrenir ve yerine yeni koşullar getirir. İnsan kendisini oluşturan şeyin dış koşullar olduğuna inandığı sürece şartlara karşı direnç gösterir fakat belirleyici güç olduğunu anladığında, şartların gelişebileceği varlığının gizli toprağına ve tohumlarına hükmedebilir, böylelikle kendisinin hakiki efendisi olur.
Reyhan
İnsan içine doğduğu hayata, doğduğu andan itibaren yön verecek düşünce kalıplarıyla ve öz denetimle doğmaz. Düşünce ve öz denetim, farkındalık, oto kontrol zamanla insanın kendisini tanıyıp hayatı anlamladırdığı ölçüde gelişen özelliklerdir. İnsanın yalnızca düşüncelerinden ibaret olduğu ve kendi hayatının tamamen hakimi ve yönlendiricisi olduğu düşüncesi gerçek yaşamla değerlendirildiğinde çelişik ve yetersiz bir dayanaklandırma olur. Nihayetinde insan kendi iradesi ve kontrolü dışında tercih hakkının olmadığı bir şekilde dünyaya gelip içine doğduğu koşullar, şartlar ve çevrenin elverdiği ölçüde zihnindeki idealize benliği ve hayatı ortaya koyabilir. Yani kişi tamamen düşüncelerinden ibaret değildir; insan kendisini aşan mutlak aşkın sistemin, içine doğduğu koşulların, çevrenin ve bunların şekillendirdiği benliğinin ve nihayet zihnini kendi çabasına bağlı olarak sahip olduğu sınırlarların ötesine geçebilecek cesareti gösterip geliştirdiği ölçüde hayatının hakimi olmaya başlar evet.
Geçmiş tarafından koşullanan zihin daima bildiği ve aşina olduğu şeyi yeniden yaratmaya çalışır. O acı verici olsa bile, en azından aşina bir şeydir. Zihin daima bilinene tutunup yapışır. Bilinmeyen tehlikelidir, çünkü zihin onun üzerinde hiçbir kontrole sahip değildir. İşte bu yüzden zihin şimdiki andan hoşlanmaz ve onu görmezden gelir. Şimdiki an farkındalığı sadece düşünce akışında değil, geçmiş-gelecek sürekliliğinde de bir aralık yaratır. Gerçekten yeni ve yaratıcı hiçbir şey o aralık, o berrak sonsuz olanak alanı dışında bu dünyaya giremez.
Reyhan
İnsan alışkanlıklarını tekrar etme eğiliminde olsa da şimdide yaşamak kişinin öz farkındalığına bağlıdır. Düşüncelerini yönetebilen geçmişe saplanıp kalmaz.
Reklam