psyche

psyche
@_psyche_
82 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
… “Yani, çatlıyorum diyorsun öyle mi?” dedi. “Ah sevgili Aren, söylesene bu çatlama canımı ne kadar yakacak?” … “Canının ne kadar yanacağı aslında biraz da senin elinde Meryam. Çatlamalar ve kırılmalar hayatın en önemli dinamikleridir. Burada önemli olan kırılmanın nasıl yaşandığıdır. Yumurtayı düşün Meryam. Eğer yumurta içeriden kırılırsa hayat başlar. Yok, eğer yumurta dışarıdan kırılırsa işte o zaman bir hayat son bulur. Yani içten başlamayan dönüşümler ölümcüldür. Şu an hayatın bir kabuk ve elinde duruyor. Karar senin. Bir kırılma olacak ve bu kırılmanın nereden olacağı tümüyle senin elinde.”
Sayfa 14
Ebeveynlik her bireyin harcı değildir.
Çocukluktaki ahlak eğitiminin en fazla zararı cinsiyet alanında görülür. Eğer bir çocuk sert anne-baba ya da dadılar tarafından geleneklere uygun olarak eğitilmişse, altı yaşına gelinceye değin cinsel organlarla günahı öyle sıkı bir biçimde ilişkilendirmiştir ki, bunları yaşamı boyunca birbirlerinden ayırması beklenemez. Bu duygu doğaldır ki, Oidipus kompleksi ile de artar, çünkü çocuklukta en çok sevilen kadın, kendisiyle cinsel ilişki kurulamayacak olan annedir. Bunun sonucu olarak, erkeklerin çoğu, cinselliğin kadınları alçalttığını düşünürler ve cinsel birleşmeden nefret etmeyen eşlerine saygı göstermezler. Buna karşılık, karısı soğuk olan bir koca, içgüdüsel bir tepkiyle gönül doyumunu dışarıda arar. Oysa cinsel doyuma ulaşmış olsa bile, karısıyla da metresiyle de herhangi bir kadınla da mutlu olamayacaktır. "Lekesiz" kalması öğretilmiş bir kadın da aynı durumdadır. Böyle bir kadın, kocasıyla bile olsa cinsel ilişkide kendisini tutar ve herhangi bir haz duymaktan kaçınır.
Sayfa 76
Anne ya da anne ilgisizse dadı tarafından sevilmek yaşamın en büyük zevkidir; bu sevgiyse, ancak ahlak kurallarına uygun hareket edildiğinde elde edilebilir. Böylece çocuk, dadısının ya da annesinin hoş görmeyeceği herhangi bir davranışın günah olduğuna inanır. Büyüdükçe de bu ahlak kurallarının kaynağını ve bunlara aykırı davranmanın cezasını unutur, ama o kuralları unutmaz ve onlara uymamanın çok kötü olacağı duygusundan kurtulamaz.
Sayfa 74
Günah duygusu, ergin yaş mutsuzluklarının en önemli psikolojik nedenlerinden birisidir. … Günah olduğunu kabul ettiklerinden birini yapan bir kişi, neden olduğunu bilmediği bir tedirginlik duyar. Keşke günah işlemeyen bir insan olsaydım der. Kalbinin temiz olduğuna inandığı kişilere hayranlık duyar. Bir ermiş olmak için yaratılmadığını düşünür, üzülür; ermişlik anlayışı sıradan yaşamda gerçekleşemeyecek bir şeydir.
Sayfa 74