Öhöm öhöm. Öncelikle alıntılarımın gösterilme sayılarındaki ciddi düşüş için
1000Kitap ‘a teşekkürü bir borç bilirim. Sanırım kendi fotoğrafımı atıp altına “hayatımda hiç kitap okumadım, acaba nereden başlamalıyım?” yazmadığım için görüyorum bu muameleyi. Ya da şunu “hadi yorumlarda buluşalım.” Ya da şu güzel olurdu “çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen!” Ama bu sonuncusunu yazarım, çünkü canım
Ülkü Tamer mısralarıdır kendileri 😌
Bir de sanırım çok okuyup çok inceleme yazdığımız için de olabilir, zira burası bunu kaldırmıyor, haksız mıyım? Eskiden buralar dutluktu, şimdi çiçek bahçesi oldu dhshsh😅 ben de nadide bir gül olarak yoluma devam ediyorum ve bunu beğenen 137373838075. kişiye de djdjjdsjjs yok daha neler 😎 neyse neyse, bunlardan size ne mi? Bence de öyle 😇
Öncelikle kitabın incelemesini yaparken yazarın genç ve yeni bir yazar olmasını göz önünde bulundurmak gerekir. Metin, Zahir adındaki bir gencin “kötü insan” tanımı yapılan kişileri intihara sürükleyen bir tarikatla yollarının kesişmesi üzerine kurulu ve buradan ilerliyor. Ancak olay örgüsü çok fazla işlenmeden, olağandan hızlı bir şekilde gelişiyor. İlk sayfalarda bu durum okurda bir kopukluk hissi yaratabilir.
Metinde ham bir dil yerine edebî bir dil tercih edilmiş; bu da yer yer zorlama hissi uyandırıyor. Buna rağmen, kurgusu güçlü olan psikolojik bir roman ortaya çıkmış. Okunmasını tavsiye ederim.
İyi okumalar...