Semih

Semih
And you know life's too hard to figure out alone... Alan Parsons
İnsan, ne ise o olduğunu inkâr eden yaratıktır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir umuttur yaşamak
Puan vermedi·165 syf.·
2026 8. kitabı
Kitaba da ismini veren ilk öykümüz emekli bir albayın bekleyişini ve umudunu konu alıyor. Bitmeyen bekleyiş denilince aklıma ilk Godot'yu BeklerkenGodot'yu Beklerken kitabı geliyor. İnsan devam edebilme gücünü kendinde bulabilmesi için bir umuda ihtiyaç duyuyor. Albay için bu umut, devletten gelecek bir emekli aylığı. Bir de ellerindeki horozun 2 ay sonraki dövüşlerde iyi para kazandırması beklentisi. Dile kolay 15 yıldır beklemedeler, bu cuma gelir eli kulağındadır diye düşünüyor emekli albay! Canını tehlikeye atmanın, onca yıllık hizmetin ve bir çocuğunu kaybetmenin ardından elde kalanın koca bir hiç olmasını gurura yedirmek zor. Sıra bize geldi gelecek beklentisi ile yaşamaya devam ediyorlar tabii buna yaşamak denirse. Çünkü bir lokma ekmeği zor buluyorlar. e-pub olarak okuduğum versiyon; "Albaya Mektup Yazan Kimse Yok" öyküsüne ek olarak aşağıdaki öyküleri de içerisinde barındırıyordu. -Salı uykusu -Günlerden bir gün -Bu kasabada hırsız yok -Balthazar'ın olağanüstü öğle sonrası -Monteil'in dul karısı -Yapma güller -Koca Ana'nın cenazesi Baskıcı yönetim, yoksulluk, ahlak, din, aile içi ilişkiler gibi konuları hikayelerin merkezinde görüyoruz. Tebessüm edilebilecek birkaç buruk kırıntı olsa da hikayelerin tamamı esasında acıklı bir yapıya sahip. Dolayısıyla alabildiğine gerçekçi ve bizden hikayeler diyebiliriz. Yazar, hayatın içinden basit gibi görünen ancak duygusal da bi ağırlığı olan durumları güzel aktarmış. Bazı öyküler biraz deneme tadında, net çıkarımlara ulaşmak zor. En azından benim için öyle oldu. Öykü okumayı da bu yüzden çok sevdiğimi söyleyemem. Her konunun tamama erdirilmesini bekleyemiyoruz. Hatta çoğu zaman ana konunun bile bir yere varması mümkün olmuyor. Bize aktarılan kadarla yetinmek durumundayız.
Hikaye-Öykü
Albaya Mektup Yazan Kimse YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 199010,2bin okunma
İzlanda'da çok sayıdaki volkandan en az biri, her on ya da yirmi yılda bir büyük bir patlama yaşar. Bizzat volkanların yanı sıra, İzlanda'nın sıcak su kaynakları ve jeotermal alanları da o kadar fazladır ki ülkenin büyük kısmı (başkent Reykjavik'in tamamı dâhil) evlerini fosil yakıt kullanarak değil volkanik sıcaklıktan faydalanarak ısıtır.
Sayfa 258
Coğrafya
Kolonicilerin Hristiyanlığa geçişinin belki de en önemli sonucu, kendilerini görme biçimlerinin değişmesiydi. Bu durum bana, Britanya'nın 1788'de Avusturalya kolonileri kurmasından uzun zaman sonra bile Avusturalyalıların hâlâ kendilerini Asyalı ve Pasifik halkı olarak değil de denizaşırı Britanya toplumu olarak görmesini, 1915 yılında çok uzak bir yer olan Gelibolu'da, Avusturalya'nın ulusal çıkarlarıyla hiç alakası olmayan bir yerde Britanyalılarla birlikte Türklere karşı savaşarak ölmeye hazır olmasını anımsatıyor.
Sayfa 252
Tarih