Seda

Seda

, bir kitap okudu
9/10
·202 syf.·
4 günde okudu
·
2018 166. kitabı
Oğuz Atay
8/10 · 33,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·180 syf.··
2018 108. kitabı
Türk Edebiyatında deneme deyince aklıma ilk Nurullah Ataç geliyor. Çok karakteristik bir dili var. Başta her şeyden şikayet ediyormuş gibi geliyor fakat sindirdikçe öfkesinin saflığını anlıyorsunuz.Kitap içerisinde Dünya ve Türk edebiyatı dahil birçok isimle karşılaşıyorsunuz. Yani araştırmak isteyenlere bolca materyal sunuyor. Doğu ile Batı arasında çok fazla git-gel yaşasa da, edebiyatı ileriye taşıyacak Batı kültürünün ve dilinin benimsenmesi taraftarı. Divan şiirine olan eleştirisi dönemindeki yazarlara göre oldukça değişik. Kendi sözleriyle noktalıyorum: "Hep yenilerden, yenilikten yana oldum, yani şairin, sanat adamının serbest bırakılmasını, rahat bırakılmasını istedim. Birbirine uymaz sanat anlayışlarını övdüğüm, desteklediğim olmuştur, hepsinde de kendime göre bir yenilik, bir canlılık görmüşümdür de onun için övmüş, desteklemişimdir. Yeni, daima yeni..."
Siyaset
Karalama Defteri - ArarkenNurullah Ataç · Yapı Kredi Yayınları · 2019701 okunma
Sonra, biraz daha okudum; bütün mezheplerin, dinlerin öteki dünya ile yetinmediğini, yalnız allaha varmak düşüncesiyle tatmin olmadıklarını sezer gibi oldum. Başkalarına üstün olduklarını hissetmek, onlardan farklı yerlere vardıklarını elle tutulur bir biçimde görebilmek için kurbanlar seçtiklerini gördüm. En zavallı insanlardan kurbanlar buluyorlardı; ne dünyanın ne de ahretin farkında olmayan ve bir ekmek parası için ezilmişliklerini satan insanlardan yararlanıyorlardı, onları kötü ruhlar sayarak cezalandırıyorlardı. Neden kurban edildiklerini bilmeyenleri, kötülüğün yeryüzündeki temsilcileri olarak görüyorlardı. Irmak kıyılarında, karanlık mağaraların serinliğinde parçalıyorlardı onları. Sakatlar, deliler ve ne yaptığını bilmeyenler, fakir ailelerine birkaç kuruş sağlamak için, kötülük sembolü olarak yerlerde sürükleniyordu. İyiliğin hissedilmesi için bilerek ya da bilmeyerek kötülük ediliyordu.
Sayfa 85 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Ben ucuz bir romandım. Hayır, kötü bir edebiyatın bile bir gerçekliği vardı: Can sıkıcı taklitçilikleri bile benden gerçekti. Ben yoktum; hatta ben yokum, olmadım diyemeyecek bir yerdeydim; kelimeler bile yanyana gelerek beni tanımlamak istemezlerdi. Ne olurdu benim de kelimelerim olsaydı; bana ait bir cümle, bir düşünce olsaydı. Binlerce yıldır söylenen milyonlarca sözden hiç olmazsa biri, beni içine alsaydı!
Sayfa 66 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.
Sayfa 63 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu