Seda

Ülkeme ve insanlarına kızmağa başladım: Kimsenin doğru dürüst okuduğu yoktu. Doğru dürüst hissetmesini bile beceremiyorlardı. Bu yüzden insan, duyduğu şeyleri söyleyen insanların kültürüne güvenemiyordu. Belki bu zavallılığın, bu yarım yamalaklığın, bu gülünç durumun bile bir aslı, gerçek bir biçimi vardı.
Sayfa 62 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
8/10
·448 syf.··
2018 165. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Genellikle Bir Gün Tek Başına ile kıyaslanmış ve ona göre daha yüzeysel bulunmuş. Evet, bilmediğimiz veya duymadığımız bir şey söylemiyor fakat bana çok hırçın bir şekilde eleştirilmiş gibi geldi. Farklı gözlemlerle dinlemek dönemi çok hoşuma gitti. Bir zamana bağlı olarak konusunu çok güzel harmanlamış. 1980 döneminin karanlığını farklı bir yönden ele almış. Bodrum'un mavi güzel denizi, gizemli koyları ile bol rakılı bir kitap. Bodrum'a kaçan (yaşamayı seçen!) her türden aydının kaotik çelişkileriyle, sorunlardan uzak kalarak, sorunların onlara asla dokunmayacağı sanrılarını yaşadığı, toplumsal ve siyasal mücadele yerine kendi kişisel küçük sorunlarına odaklandığı ama maalesef ki ne kadar uzak olurlarsa olsunlar ortak sorunlardan elbet bir gün nasipleneceklerini fark ettiklerini, inceden iğneleyerek gösteriyor Türkali. "Aydın kişi toplumunun sorunlarına duyarsız kalarak üretimine nasıl devam eder? O üretim halkı için yararlı olur mu? Halktan beslenip, halkın yaşadığı zulümlere sessiz mi kalmalıdır? Vazgeçilmişlikler ve baskılamalar aydın kişiyi yıldırmalı mı?" gibi birçok soruyu sorduruyor. Bana göre 'sözde aydınları' çok güzel anlatmış. Ve gelelim kitabın en dikkat çeken kahramanına; Nergis. Nergis iki erkek arasında kalmış, kendine kızgın çevresine daha da kızgın, çoğu ne yapacağını bilemeyen bir kadın. Kitapta en çok Nergis'in iç sorgulamalarını, kendisiyle kavgalarını ve hesaplaşmalarını görüyoruz. Öyle ki bir yandan Nergis için üzülürken, diğer yandan çok kızıyorsunuz. Hem derin fakat aynı zamanda bu kadar yüzeysel işlemek karakterde yaratılmak istenen muğlaklığı güzelce ortaya koymuş. Bunlara ek Korhan karakteri daha fazla işlenebilirdi bana göre. Üslubu çok sevdim. Bir filmin içindeymiş gibi, akıcı ve sürükleyici. Başladığınızda
Edebiyat
Mavi KaranlıkVedat Türkali · Everest Yayınları · 20141,571 okunma
Başlayıp da yarım bıraktığım bir sürü teşebbüs, evin her tarafına dağılmıştı. (Sanki kafam da onlarla birlikte çekmecelere, dolaplara, sandık odasının eşyaları arasına dağılmıştı. Kafamı toplayamıyordum bu yüzden.) Her şeyi düzene koymaya, hayır daha önce ayıklamaya, hayır en önce nerede ne varsa bulup çıkarmaya, hayır hayır hepsinden önce evi dolaşıp, hafızamı yoklayıp nerede ne olduğunun tam listesini çıkarmaya karar verdim.
Sayfa 57 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.
Sayfa 42 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Yalnız yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır.
Sayfa 41 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Reklam