Kendimi geçmişte görebiliyorum, sanki hayatımın dışında duruyorum, kameralı bir gözlemciyim. Mesela kendimi bir grup arkadaşla birlikte Wellesley'deki Founders Hall'un merdivenlerinden aşağı koştururken ya da Nairobi'deki Norfolk Otelinin yemek salonunda Clarence'la karşılıklı otururken görüyorum. Yüzümdeki ifadeden o anlarda mutlu olduğumu anlayabiliyorum, ama o mutluluğu tekrar hissetmeyi beceremiyorum. Aslına bakarsanız, hayalini bile kuramıyorum.