Kendi hayatım mıydı bu? Kara bir yazgıya benzeyen, hiç değiştiremeyeceğim hayatım. Herkesinkine benzediği için daha bir sevmediğim, daha bir nefret ettiğim hayatım. Benim hayatım bu muydu aslında? Yoksa bir başka türlüsü, henüz bilmediğim bir başka türlüsü var mıydı? Benim için, başkaları için... Hepimiz için daha iyi olan bir hayat!..
"Gazeteler" derdi. "bıkıp usanmadan aynı şeyleri yazar dururlar. Kendi hayatlarını yaşamayı beceremeyen insanların korktukları o boş zamanlar var ya... İşte gazeteler bir sürü basit olayla bu boş zamanları doldururlar. Belki gazeteler olmasaydı, insanlar boş zamanlarından bu kadar korkmayacaklardı."
Hani insan yaşaya yaşaya yaşamaya körleşir. O kadar hayat düşkünü olur ki, hayat mayat kalmaz artık ortada. Aslı kaçar, adeta temsilini inşa edecek edimlerle sürüklenir.