Neden dünyaya gelen ve evrenle baş başa kalan bu insanın körlüğüne rağmen evrene doğrudan doğruya bakışları vardı? Denizle, adayla, yıldızlarla, dalgalarla ilk elden bir teması vardı? Kim bilir! Bu körün görüşü, felsefesi değildi, doğrudan doğruya gözünün görüşü idi. Bugün de güneş parlıyordu ama biz görmüyorduk. Bu kör görüyordu. Kör balıkçı ne kan ve şan üzerine kurulu bir kayser ne de bir Büyük İskender'di. Bir çöp parçasıydı. Ama hayat kasırgasının uçurduğu ve esen sağnağın yönünü gösterir bir çöp parçasıydı. Pusula ibresinin madeni olarak değeri yoktur. Gösterdiği yönün önemi vardır.
Senin ömrün insana ezel ve ebet arasında bir kerecik bahşedilen, eşsiz bir serüven, bir fırsattır. Onu para kapıcılığı ve mal mülk tutuculuğu uğrunda harcayıp boşu boşuna çarçur etme! Ne duruyorsun? Arş!