Her zaman bir şeyle meşgul olmuştu, kendisinden başka bir şeyle, her zaman yapacağı bir şey olmuş, belli bir amaç uğruna çalışmış, para için, işinde terfi için, evde bir huzur ortamının sağlanması için çaba harcamıştı, okul işleri, çocukların hastalıkları için ya da, her zaman bir yurttaş, bir koca ve bir baba olarak büyük ve kutsal görevlerle çevresi sarılmış, bu görevlerin koruyucu kanatları ve gölgesi altında yaşamıştı; bu görevler uğruna özverilerde bulunmuş, bu görevler sayesinde yaşamı haklı bir neden ve anlama kavuşmuştu. Şimdi ise bir boşluğa düşmüş, uzayda ansızın çırılçıplak dikilmeye başlamıştı, ay ve güneş karşısında yapayalnız, çevresinde buzsu, incelemiş bir atmosfer.
Evet, o da bir zaman gençti, başka gençlerden farklıydı üstelik, büyük büyük düşler kurmuş, yaşamdan ve kendisinden çok şey beklemişti. Ama toz topraktan başka bir şey eline geçmemiş ve sırtına vurulmuştu yükler; uzun bir yolu arşınlamış, sıcaklarda yanıp kavrulmuştu, bacaklarda yorgunluk, susuzluktan kuruyan yürekte yuvalanıp, fırsat kollayan yarı uykulu, yıllanmış bir özlem. İşte bu olmuştu onun yaşamı. İşte bu olmuştu onun yaşamı.