“Bir zamanların para sahibi şimdi kapitalist olarak önden gidiyor, emek gücü sahibi de onun işçisi olarak arkasından yürüyor; birinde anlam yüklü bir bıyık altından gülümseme ve iş yapma hevesi , diğerinde , kendi derisini pazara getirip bunu yüzdürmekten başka bir şey beklemesine imkan olmayan bir kimsenin çekingenlik ve tutukluğu .”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“ÖZGÜRLÜK ! Çünkü bir metanın, örneğin emek gününün, alıcıları da satıcıları da yalnızca kendi özgür iradelerine bağlıdır. Aralarındaki sözleşmeyi özgür ve hukukça eşit kişiler olarak yaparlar. Sözleşme , içinde iradelerine ortak hukuki ifade verdikleri bir sonuçtur.
EŞİTLİK ! Çünkü , birbirleriyle yalnızca meta sahipleri olarak ilişki kurarlar ve aralarında eş değerde olan şeyleri değiştirirler.
MÜLKİYET ! Çünkü , her biri yalnızca kendisinin olan şey üzerinde tasarrufta bulunur .
BENTHAM ! Çünkü , her ikisi de yalnızca kendi gemisini kurtarmaya çalışır.”
“Bir yanda yurdum ve uçurum sözcüklerindeki
o sersemce ,o saçma uyak ,
-demek ki ,
İki sözcükle de bir şiir yazılıyor
Gökyüzü maviliğinden soyunuyor
akşamdadır diyorlar
dünya hala dönüyorsa
öyle dalgın,öyle umarsız
sorsam neyi ,bağırsam kime ?
beni kim anlar ?
bir kaçık şair diyecekler
anca yalnız , kanca yalnız…”
Ahmet Erhan
“Keşke bir taş olabilseydim! Yürek’: Bütün azapların kökeni…Küçük bir sineğin gelgiti bana kıyamet bir iş gibi görünüyor. Kendinden çıkmak günah işlemektir.
Rüzgar , havanın çığlığı ! Müzik , sessizliğin çığlığı !
Bu dünya hayatın önünde pes ederek hiçliğe karşı kusur işlemiştir….”