Dilan Aydogdu

Dilan Aydogdu
@_sitare_
İndividüalizmin Varoluşu
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 23:26
Martin; kendini keşfeden, yürümekte olduğu yolda ön yargıları ve engelleri tanımayan, idealleri uğruna çalışan nev-i şahsına münhasır bir kişilik... Okudukça hayran kaldığım, mücadeleci ruhuna bağlandığım Martin'in kendini özgürleştirdiği hedeflerinin sonundaki tatminsizlik çevrenin ona mı yoksa şöhretine mi duyduğu saygının şüpheci bir sorgulamasıydı sanki. Okudukça gözümde Ahmet Cemil canlandı. Servet-i Fünûn'un bahtsız edebiyatçısı... Zaten ikisi de sonsuz denizin derinliklerine açılmadı mı? Bireysel özgürlüğün ve varoluşsal sorgulamanın adım adım ele alındığı romanda, "Asıl olan hedefe ulaşmak mıdır yoksa hedefe ulaşırken hissettiklerimiz midir?" diye düşünce odalarımıza ışık saçıyor kitap. Okunmalı, okudukça aydınlanmalı...
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2019135,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Veba
Puan vermedi·303 syf.··
2022 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2022 22:41
Söylence-romanın en önemli eserlerinden biri olan Veba'yı okurken sadece bir salgın hastalığın getirdiği natüralizme odaklanmayın. Geçmişe, geleceğe ve şimdiye ayna tutan bu roman metafizik bir yalnızlığın, varoluşsal bir kaygının dile getirilmesidir. Bir salgın tüm şehri psikolojik açıdan nasıl çökertebilir? Krizi kimler fırsata çevirir? Tüm fedakarlığıyla mücadele edip kimler salgınla baş edebilir? Bilim mi yoksa din mi? Bu sorulara cevap bulduğunuz yaşadığımız Covid-19 ile de kendi yaşantınızdan izler bulabileceğiniz bir kitap Veba. Peki ya veba sadece salgın hastalık değil de insanın içini kemirip duran karşı koyulmaz acı bir yazgıysa? Ayrıca Fransızların Hitler ordusuna "Kara Veba" dediklerini dikkate alıp kitapta izlenimcilik duygusuyla verilmek istenen mesajı bu küçük bilgiyle okumanızı öneriyor, keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
BİR NEVİ RÂVİ-Yİ AHBAR
9/10
·238 syf.··
2018 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2018 14:41
“Düşlere dokunmak mümkün müdür?” Puslu Kıtalar Atlası İhsan Oktay Anar’ın ilk kitabıdır. 17. yüzyıl İstanbul’u anlatılmaktadır. Özgün dili ve geniş kültürüyle okuyucuya seslenir yazar. Doğaüstü ve gerçeklik kavramları üzerinde durulan kitapta tasavvufa, mistisizme de değinilmekte. Her bölümün başına masalımsı hikayelerle başlar yazarımız. Bu kahramanın yolu asıl olayla nasıl bağdaşır acaba diye soracakken bir bakmışşınız tam olayın içinden çıkmış. Öyle akıcı öyle fantastik bir anlatım. Giriş kısımlarda diyalogdan ziyade meddahi bir anlatımla karşılaşıyoruz. Çerçeve anlatımın olduğu kitapta iç içe hikayeler kaçınılmaz. Kitabı etkileyici kılan en önemli özellik yazarın tüm romanlarında yaptığı gibi tarihi ve felsefeyi iç içe bize sunması. Zamansal ve uzamsal sınırları yok ederek sıradan insanları anlatır bize. Dünyamızı ve dünyamızın içindeki sıradan, olağan insanları. “Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?” diye sorgulatır bize yazar. Aynı zamanda Uzun İhsan Efend,i’nin hazırladığı atlasla yolunu çizer Bünyamin. Ve babasından bir öğüt alır: “Adına Dünya dediğimiz kitabı oku.” Okumakla çözülebilir miydi Dünya? Bunun da cevabını veriyor yazar kitabının sonuna doğru “Sen okuyasın diye değil, yaşayasın diye.” Başkahraman Bünyamin’in etrafında gerçekleşiyor olaylar. “Demek öyle. Bu ad bizim memlekette bin Yemin diye telaffuz edilir. ‘Sağ elin oğlu’ demektir. Baban seni çok seviyor olmalı. Yoksa böyle bir ad koymazdı sana.” Yazarın karakterleri oluştururken isim seçimlerine dikkat ettiğini görüyoruz. Bünyamin isminde de tasavvufi anlamdaki maneviyat hissediliyor. Evinin sınırlarını aşmak için Vardapet ile bir yolculuğa çıkan Bünyamin babasından bir öğüt daha alıyor “Dünyadan ve onun binbir halinden korkma.”
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Bulantı
8/10
·264 syf.··
2018 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2018 15:57
Bulantı sadece kitabın başlığı değil kahramanımızın öz varlığı aynı zamanda. Kahvelerde vakit geçiren kızıl saçlı bir adamın yalnızlığı -yapayalnızlığı- okuru da huzursuz ediyor. Kesik kesik düşünce akışı sizi de içine çekiyor ve yazara hak veriyorsunuz. Beni etkileyen bir bakış açısını kısaca yazıyorum. Şöyle ki haftada size ait olan tek bir günün pazar günü olmasını eleştiriyor yazar. Varlığımızı 'yarın sabah erkenden iş var o yüzden bu pazar gününün ve deniz havasının tadını çıkarmalıyım' düşüncesiyle mi kanıtlayacağız? Ya da geçmişimizi anısal belleğe yazarın deyimiyle bir kutuya saklayarak mı devam ettireceğiz? Bugün buradayım ve varım demenin ne kadar zor olduğunu hissediyorsunuz. Yaşam bizim sunduğumuz değil bize sunulandır bakış açısından vazgeçmenin romanıdır Bulantı. Kitap içinde birçok mesajı saklıyor. Çok fazla ara vermeden ve sakin bir anınızda okuduğunuzda içinizde huzursuzluğu duyacağınız kesin. Okumanızı tavsiye ediyorum ama ağır bir kitaba başlayacağınızın bilincinde olarak.
Edebiyat
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma