“Görüyorsunuz işte,” dedi, “konuşulacak insan yoktur. Kadın olmak ne fena değil mi?”
“Erkekler arasında da öyle: Müşterek huylar ve seviyeler nadirdir.”
Kederin insanları somnambül* haline getirdiği büyük ümitsizlik anlarında, yabancıdan gelebilecek tesellilerin hepsi, yaşanan facianın dehşetini daha çok hissettiren yalan merhemlerinden başka ne idi? Yaranın üstüne sürülürken parmağın ilave edeceği acıdan başka ne tesiri olabilirdi?