Ama miden bulanıyor. Çarpık aldanışlar kuyusuna bakan gözlerin çoktan dibe inmiş. Sen yukarıda olduğun halde dipten çıkamıyorsun. Bak, arık olan nasıl parlıyor? Kötülüğüne rağmen hem de! Bulantının yan etkisi bu. Sönmen. Parlamayacaksın bulunana kadar.
Hissettiğiniz utanç, sorunlarınıza ve hissettiğiniz acıya sımsıkı tutunmanıza neden olmuş olabilir zira böylece hak ettiğinizi düşündüğünüz cezayı çekiyor olursunuz.
Yalınayaksın inci çiçeği, ağladığın zaman
Ömrünün şanı için bağırıp çağırmıyorsun ama
Kırılmış yüreğin sabır taşı değildir
Ki sen gözyaşlarını kimler için döküyorsun
Kimler için döküyorsun, anlat bana
Ağlanmaz hiçbir soysuz kaçağa
Kaçan yüreğinden öylece, sen severken bu kadar
İki kanatlı bir melek inceliğin
Bir kanadın latif ipince, biri keskin sınırlarla ayırıyor ayı, güneşi
Bundan, aynı anda dik duruşun ve serpilişin yeryüzüne
Sen zarifçe çiçeklenirsin de çehren bir kaya gibi serttir aşılmamış yamaçlarında
Güneşler doğurur ellerindeki keskin hançeri
Ay yitirir karanlığında kör bıçakları
Yapma bu kadar, umma insanlardan ne olursun
Kavga edenler var, savaşanlar, düşsüz ordularında
Kırk kere anlaşsalar kırk birincide bozarlar
Yağmur değse bile yangındır evleri, ateştir meskenleri
Gözden ıraksın inci çiçeği, ağladığın zaman
Ömrünün yâdı için adımlarını sakınmıyorsun ama
Uzaklar senin için değildir
Bir tek sen mi kaçmak istiyorsun inci çiçeği
Bir tek seni mi yaraladı bu diyarlar
Lime lime edilmedi mi benim de sevdalarım
Ben boğazımdan bin nâr yuttum, pişti yüreğim
Dağıttım sevdayı yeryüzüne ılık ılık
Nasiplensin diye soğuk yürekli her bir fani
Söyle, sevdadan caymak varsa ben de gideyim
Sevilmeyenler unutulur bilirim
Yâd yalnız sevilenler içindir