Osmanlı Şifreleri. Okurken dedim ki, ne kadar da yanlışları doğru bildiğimiz şifreler varmış. Günümüzdeki pek çok insanda aslında bu durumda.
Osmanlı deyince aklımıza neler geliyor peki? Belki sağdan soldan duyma şeyler, belki yanlış öğrenilen gerçekler, en çokta televizyondan öğrendiklerimiz. Gerçi ben onlara hiçbir zaman itibar etmedim ama çoğu insanın yalanlara kanıp 'aa bu da mı varmış böyle mi olmuş' dediğini biliyorum. İşte bu kitap okuyanlara, bilinen gerçekleri unutturacak ve gerçekte Osmanlı neymiş onu gösterecek. Okurken ne kadar da ince ruhlularmış, halden anlayan kişilermiş dedim. Ve daha pek çok güzel duyguyu bir arada yaşadım. Beni o kadar içine aldı ki, kitabın bitmesini hiç istemedim.
Kuruluşun, haremin, kıyafetin, tevazunun, yönetimin ve yaşamın şifrelerini anlaşılır bir dil kullanarak ve soru cevap şeklinde sunarak, adete bizlerin aklındaki sorulara ışık tutmuş sevgili Cansu Canan Özgen. Talha Uğurluel hocamız da soruları en güzel biçimde, gezip görerek ve bizzat yaşayarak okuyan herkesin anlayacağı bir dille kaleme almış.
Osmanlıyı seviyordum ama bu kitabı okuduğumda daha bir sevdim. Sizlerin de seveceğine inanıyorum. Bence tarih seviyorsanız bu kitabı muhakkak okumalısınız. Çünkü doğru bilgi doğru kaynaktan alınır.
Hayat güzel de de'leri var işte..
Olmaz mı? O kadar çok hayatın içine gizlenen şeyler var ki. Bir bir anlatsan nefesin yetmez. Kalemle yazsan sayfalar yetmez. En iyisi susmak dersin, en iyisi kendi içine atmak. Lakin o da çözüm değildir, başka çareler ararsın.
İşte bu kitap kadının dilinden anlamayı öğretiyor. Kadının iç dünyasının ne kadar karmaşık olduğunu ve ne kadar hassas olabileceğini gösteriyor. Kadınlar bir çiçektir aslında. Bizleri kopartırsanız solarız, ne kendimize faydamız olur ne etrafımızdakilere. Nasıl davranacağınızı bilip gönül soframızdaki inci tanesini sularsanız da işte o zaman o çiçek büyür de büyür. Etrafına neşeli kokular yayar ve başka çiçeklerin açmasına vesile olur.
Bu kitapta ben, kimselere paylaşamadığım duygularımı yaşadım. Ben bu acıyla büyüdüm, ben bunu hissettim dedim ve her okuyanın da hissedeceğini düşündüm. En azından yaşamış olan hissederdi, hissetmeliydi.
Ayrıca bu kitapta kadının hayatının her alanında var lığından vazgeçmediği tarifler var. Kitabın belli aralarına yerleştirilen bu tarifler yerli yerinde ve biz kadınları mutlu eder cinsten.
Birde notlar var; insanı yormayan, değer veren, kıymet bilen...