Kozmos ezeli ve ebedidir, Sevgi'nin mi yoksa Nefret'in mi o an daha üstün geldiğine bağlı olarak da çeşitli devirlerden geçer. En iyi hâlinde kozmos atıl durumdadır, her iki güçte yerli yerindedir ve dört kök birbirlerine hiç ilişmeden bir denge konumundadır. Kozmos, Sevgi'nin bir arada tuttuğu bir küre biçimindedir, Nefret ise dış çeperi gözetir. Sabit, atıl bir küre fikri Parmenides'ten mülhemdir fakat Empedokles'in küresi uzun süre statik kalmaz çünkü hiddetle öfkelenmeye başlayan Nefret, Sevgi'nin ördüğü bağları çekiştirir ve böylelikle bu ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar, bundan da şeylerin çoğulluğu doğar. Nefretin kuvveti daha da arttıkça söz konusu çekişme kozmosu kaosa sürükler. Devrin bu kısmında hiçbir yaşam söz konusu olamaz. Fakat bu kez de Sevgi'nin kuvveti köpürmeye başlar ve kozmos yine bir kıyasıya mücadelenin içine düşer fakat bu kez elementler birbirine karışır. Sonunda Sevgi'nin zaferiyle devir sakin bir atalet dönemine evrilir; sonra bütün bu devir baştan başlar.