zeynep

"Biliyor musunuz, insanın yüreğine bazen inanılmaz bir şey doluyor. Nereye gidersen git,arkadaşlarının hepsinin içinde aynı ateş var sanki; neşeli, iyi, harika. Bir şey söylemeden, birbirlerini anlıyorlar. Hepsi koro olarak yaşıyor, ama her kalp kendi şarkısını söylüyor. Bütün şarkılar küçük dereler gibi şırıl şırıl akıyor, aynı ırmağa katılıyor; o ırmak da ışıklı, sevinçler dolu yeni bir hayatın özgür, engin denizine dökülüyor."
Sayfa 121·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan mantığını bağlayan zincirleri koparanlardır yalnızca gerçek insan.
Sayfa 115·Kitabı okudu
"Yakınını herkes sever ve yüreği kocaman olanlar için uzak olanlar da yakındır."
Sayfa 109·Kitabı okudu
9/10
·556 syf.··
2020 21. kitabı
Germinal hakkında tek bir cümle söyleme hakkım olsa bu ,”işçi sınıfın davası” olurdu. Kitap boyunca Fransa’nın güneyinde yaşayan maden işçilerinin hayatı, üç kuruşa çok zor şartlarda çalışmaları,mücadeleleri,baş kaldırmaları anlatılıyor. Emile Zola natüralizm akımını özümsemiş ve  bu kitabı yazmadan önce kaynak toplamak için greve giren bir madene gitmiş,gözlem yapmış ve gördüklerini romana aktarmış. Bu da romanın gerçek hayatı ne kadar çok yansıttığının ve maalesef kitapta anlatılan “işçi sınıfın adalet arayışının” günümüze kadar uzandığı gerçeğini yüzümüze çarpıyor. Çok etkilendiğim, hayatın gerçeklerini önümüze seren, herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu benim için.
Roman
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
8/10
·272 syf.··
2021 16. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2021 02:30
Frankenstein'i okurken en baskın hissettiğim şey sevginin daha doğrusu sevgisizliğin birçok şeye yol açabilecek gücüydü.Bu hikayede, daha önce yapılmayanı yapıp ölü uzuvlara can vermeyi başaran ama kendi yarattığı canlıya sevgi göstermeyen, onu yalnız bırakan Victor Frankenstein mi yargılanmalı yoksa hayata dair hiçbir şey bilmeden kendi yolunu bulmaya çalışan ama sırf dış görünüşünden dolayı insanların nefretiyle, korkusuyla, dışlanmasıyla karşılaşan ve bunun sonucunda canavara dönüşen yaratık mı emin değilim (dizi ve film uyarlamalarında yaratığın adı Frankenstein olarak yansıtılıyor ama aslında kitapta yaratığın bir adı yoktur) Ne olursa olsun bu durum sevgisizliğin hem Victor'u hem de yaratığı yavaş yavaş yıkıma götürdüğü gerçeğini değiştirmiyor. Tabi olayların hepsi sevgisizlikten olmuyor, bu sadece bir parçası. Ortaya koyduğu şeyin sorumluluğunu almayan, yarattığını tanımayı, ona yol göstermeyi seçmeyen Victor Frankenstein birçok acı çekiyor, yarattığından kaçmaya çalışıyor ama başaramıyor, nereye giderse gitsin yaptıklarının ağır sorumluluğu peşini bırakmıyor. Yaratık ise onu hor gören insanlar arasında gitgide içindeki saflıktan uzaklaşıyor. Okuduğum kısa versiyonda yaratığın yaşadıklarına pek değinilmemişti, tam halinde yaratığın yaşadıklarını onun ağzından detaylıca öğreniyoruz. İnsanları kötülüğe iten yine bizler miyiz diye sorgulattı o sayfalar bana, fazlasıyla etkilendim.
Roman
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma