Puan vermedi·325 syf.··
2026 21. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:35
Bu kitapla ilgili en zor şey “bitirmek” değil, bittikten sonra aynı kişi olarak kalmaya devam etmek. Charlie Gordon’un hikâyesi ilk başta çok sade başlıyor: düşük IQ’ya sahip, öğrenmeye ve “normal” olmaya çalışan bir adam. Ama yapılan deneyle zekâsı hızla artınca, sadece zihni değil, hayatı, ilişkileri ve kendine bakışı da değişiyor. Asıl çarpıcı nokta şu: zekâ arttıkça mutluluk artmıyor, aksine yalnızlık da büyüyor. Kitap boyunca Charlie’nin dili değiştikçe biz de onunla birlikte değişiyoruz. İlk sayfalarda basit ve hatalı yazılan raporlar, ilerledikçe akademik bir dile dönüşüyor. Bu bile tek başına insanı sarsıyor; çünkü zihinsel yükselişin geri dönüşü de var. Beni en çok etkileyen şey, “insan olmanın” sadece akılla ilgili olmadığı fikri oldu. Charlie çok şey öğreniyor ama bazı duygulara yetişemiyor. İnsanları daha net görüyor ama bu kez de onlardan uzaklaşıyor. Ve en sonunda şu soru kalıyor: Daha zeki olmak gerçekten daha iyi bir hayat mı? Kitap ilerledikçe bilim kurgu olmaktan çıkıp çok sert bir insanlık hikâyesine dönüşüyor. Özellikle son bölüm, insanın kırılganlığını ve unutulmanın ağırlığını direkt yüzüne çarpıyor. Kısacası bu kitap, “aklı büyütmenin” her zaman “hayatı büyütmek” olmadığını anlatıyor. Okurken güzel hissettirmiyor ama uzun süre akıldan da çıkmıyor.
Duygu ve Düşünce
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Kacey, gelecek vaat eden bir müzik grubunun baş gitaristi, hayatı uç noktalarda yaşamış, gözü kara bir kadındır. Jonah ise sağlık sorunlarından dolayı vakti azalan bir adamdır. Sanat galerisinde cam enstalasyonunu gerçekleştirmek gibi planı vardır. Koltuğa sızın kalan Kacey'i gördükten ve ona aşık olduktan sonra her şey değişir. Kacey ile Jonah arkadaş olarak başlarken zamanla birbirlerine bağlanırlar, aşık olurlar. Jonah'ın sağlık sorunları bile birlikteliklerine engel değildi. Tutkulu, samimi, sıcak ilişkileri, beraberliği olmuştur. Sonunda Jonah'a üzüldüm (öldü). Kacey'in yerinde olsam ben de çok üzülürdüm. Devamı kitabını da okuyacağım. Kitabı çok beğendim, harikaydı. Aşk, tutku, hüzün, hayata tutunma isteği vardı tema ve konular arasında. Kitaba puanım 10/10 :)
Son SüratEmma Scott · Lapis Yayınları · 2023874 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·325 syf.·
2026 5. kitabı
Hayatımda ilk defa bir kitabı okurken ağladım. Kitabın ilk sayfalarından itibaren beni etkileyen yerlerde durup notlar alarak ilerledim. Notlarıma dönüp baktığımda görüyorum ki, ilk sayfadan itibaren beni duygulandıran birçok sayfa olmuş. Charlie’nin azmi ve hevesi, ameliyata girerken uğurlu eşyalarını yanında götürmesi, o çocuksu masumluğu hatta engelliler okulu lafı bile duygulanmama yetti. Zihinsel engelli bir karakteri ve bu karakterin yaşadığı o gelişimi yazan yazarı da böyle bir kitabı çeviren çevirmeni de ayrı ayrı tebrik ediyorum. Charlie’nin annesinin tutumu, okurken nefesimi kesen cinsten bir kötülüktü. Norma çocuktu, annesinden de etkileniyordu ama annelerinin; Norma’nın “normal” olduğunu fark ettiği an sorunun kendinden kaynaklı olmadığını, sorunun sadece Charlie olduğunu düşünüp onu gözden çıkarışının hiçbir açıklaması yok. Zihinsel engelli bir birey yaptıklarının mesuliyetini alabilecek düzeyde değildir. Sırf zihinsel engelli diye dalga geçen fırındakilere ve ameliyatı yöneten ekibe ayrı ayrı öfkelendim. Özellikle Profesör Nemur’un, Charlie’yi bir birey olarak görmediğini belirtmesi ve özünde tüm ekibin onu sadece deney faresi gibi görmeleri içler acısıydı. Ama bu okuduklarımız ne kadar yaralayıcı olsa da gerçek hayatta zihinsel engelli bireylerin sıkça yaşadığı durumlar. İnsanlar engelli birinin bir kalbi, düşünceleri, duyguları daha doğrusu bir insan olduğunu o kadar çok yok sayıyorlar ki; bu kitabın her aşamasının bu kadar gerçekçi olması da yazarın nasıl olur da bunları bu denli gözlem ve analiz edip kaleme almış diye hayret etmekten alıkoyamadı. Özellikle de yakın çevresinde zihinsel engelli bir birey yoksa, bu daha da hayran olunası bir gözlem ve empati yeteneği. Charlie’nin o sondaki çöküş anını okumak benim için o kadar zorlayıcıydı ki bir
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
8/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:35
Kitaba ilk başladığımda yalan yok biraz sıkıldım, acaba içine giremeyecek miyim diye düşündüm fakat özellikle 2. bölümden sonra hikaye sarmaya başladı ki zaten çok kısa bir sürede de bitirdim. Kitap temel olarak Raci adında bir karakterin aklındaki felsefi ve dini sorulara cevap aramasını, Aynalı Baba adında bir bilgeyle tanışıp onunla hayali yolculuklara çıkmasını anlatıyor. Bir nevi hayata ve insana dair bir arayış hikayesi diyebilirim. Konusu başta ağır gelse de genel anlamda gerçekten akıcı ve kendini okutan bir kitaptı. Yalnız kitaptaki o kahve olayı beni bitirdi :) Karakterlerin kahveye olan düşkünlüğü okurken insana sürekli ben de gidip bir kahve yapsam mı dedirtiyor bayağı seviyorlar kahveyi :)) Başta azıcık sabrederseniz sonrasında akan çok farklı ve güzel bir okuma deneyimi yaşarsınız.Temennim bu yönde şimdiden keyifli okumalar Filibeli Ahmed Hilmi A'mak-ı Hayal
İnceleme
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Gülhane Yayınları · 201722,3bin okunma
8/10
·462 syf.··
2026 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:29
Beden Kayıt tutar kitabı travma ve beden üzerine etkileir hakkında bir başucu kitabı..Bu aralar popüler kültürün ve sosyal medyanın da etkisiyle psikoloji ve psikologlar bu kadar popüler olmuş, hayatımızda küçücük bir pürüz ,olumsuz bir duygu oluşturan herkesten uzak durmamız öğütlenir her yerde psikolojik bilgiler uçuşurken aslında yaşadığımız şeylerin bedenimizde ne kadar iz bırakıp bize sinyal verdiğini çok güzel anlatmış.Travma ve beden farkındalığı hakkında çok bilgilendirici bir kitaptı.Çok beğendim.
Beden Kayıt TutarBessel A. van der Kolk · Nobel Yaşam Yayınevi · 20182,440 okunma
Ged'in Gölgesi!
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yerdeniz Büyücüsü, Ursula K. Le Guin'in 1968 yılında yayımlanan fantastik romanıdır. Bu eser, yazarın Yerdeniz serisinin ilk kitabıdır. Bu, Le Guin'den okuduğum üçüncü kitap oldu. Daha önce Anlatış ve Mülksüzler'i büyük bir beğeniyle okumuştum. Yazarın bilimkurgu türündeki bu iki romanından sonra, Yerdeniz serisine de hiç düşünmeden başlama kararı aldım. İyi ki de başlamışım. Çünkü Yerdeniz Büyücüsü, büyümeyi, bilgeliği ve büyü dünyasını anlatan, farklı ve etkileyici bir eser olarak bende kalan etkisi yoğun oldu. Roman, yazarın kurguladığı Yerdeniz adlı adalar dünyasında geçiyor. Dikkatimi çeken noktalardan biri de Yerdeniz haritasının bizzat Ursula K. Le Guin tarafından hazırlanmış olmasıydı. Böyle bir harita oluşturmak bile başlı başına emek, sabır ve hayal gücü gerektiren bir uğraş. Bu harita sayesinde yazarın yarattığı dünyayı ne kadar önemsediğini ve ona gerçeklik duygusu kazandırmak için gösterdiği çabayı hissetmek mümkün. Dikkatimi çeken bir başka konu ise Yerdeniz serisinin, daha sonra yazılan bazı ünlü fantastik eserlere ilham verdiğiydi. Özellikle Harry Potter serisine yapılan benzerliklerden okuduğum ve dinlediğim pek çok yazıda da söz ediliyordu. Harry Potter dünya çapında çok tanınan ve sevilen bir seri olmasına rağmen, Yerdeniz Büyücüsü'nün aynı ölçüde bilinmemesi doğrusu beni biraz üzdü. Çünkü okudukça, bu eserin fantastik edebiyatın önemli yapıtlarından biri olduğunu hissettim. Ancak Yerdeniz Büyücüsü'nü benim için özel kılan şey, büyülerden çok insanın kendi yarattığı gölgesiyle yüzleşme olayını anlatması oldu. Romanın kahramanı Ged, olağanüstü yeteneğe sahip genç bir büyücü adayıdır. Güçlüdür, zekidir ve öğrenmeye son derece heveslidir. İlk büyücülük derslerini kendisini büyüten teyzesinden alır. Gont Adası'nda yaşayan Duny, henüz bir yaşındayken
İnceleme
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma