OKUYUN OKUTTURUN ACAYİP İYİİİİİ
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
öncelikle ben Başar'a aşık olduumm dhdhdhdhdh Sezai abiyi çok sevdim ama eşi (Deva'nın annesi) onu hiç sevmedim yaa şimdii gelelim kitaptan bahsetmeyee Deva, kardeşi için erkek kılığına girip Değirmenaltı basketbol takımında antrenör oluyor. Takım baya ilerliyor kendilerini geliştiriyorlar. Deva farkında olmasa da onlara bağlanıyor. (Başar'a aşık oluyor kabul etmesi zor olsa da) Koç herşeyin farkındaymış ancak Deva takımı iyi yönettiği için ve turnuvayı kazanmaları gerektiği için susmuş. Başar kendini gay sanmaya falan başlıyor Deva yedi başlı yılan olsa da onunla sevgili olcak yani o derece djdjjdhdjd neyse işte büyük gün geldiğinde Deva' nın artık kılık yapmasına gerek kalmıyor ve evine gitmesi gerekiyor. Takımla vedalaşmak ona zor geleceği için maç zamanı gitmeye kalkışıyor. Başar onun gittiğini görünce koşuyor. Deva her kim olursan ol ben karşımda duran kişiye aşığım! Diyor kameralar ortaya çıkıyor flaş! flaş! Abiii o kadar iyi ki takımla olan tatil... Deva'nın erkek kılığında takımla yaptığı şeyler.. aşırı iyiydiiiii okuyun okutturun bu kitap anlatılmaz yaşanır
Her Kimsen 2: Son SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,062 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2018 125. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2018 00:00
Uzun zamandır beklettiğim #kasedibaşasardır kitabıyla birlikte geldim bu gün. O kadar çok yorumunu gördüm ki kitabın, hepsi bir özlem havasında yazılmıştı. Büyüdükçe büyüdü içimde ama nedense hep "2019 a girerken okuyacağım" dedim. Dün geceyi bu güzel kitapla noktaladım. Çocukluğuma, şimdi asla bir arada bulamadığım akrabalarıma, yerinde yeller esen mahalle bakkalına, eskimeyen oyuncaklarıma, adını unuttuğum komşu teyzelere-amcalara, ıslak çamaşırlardan damlayan suların soba üzerinde çıkardığı o "cıss" sesine kadar göz atıp geri döndüm. Bazen bir şeyler içinizde ağır basar "hele az daha biriksin" dersiniz, sonra "tak" der ve bırakırsınız. Sanırım öyle bir zamandayım ve kabak bu caaanım kitabın başına patladı. Okudum, güldüm, ağladım, iç çektim, yine güldüm, son olarak iki damla göz yaşıyla kapattım kapağını. Ben üzerimdeki o bilinmeyen ağırlığı attığımdan rahatladım, o da kitaplıktaki yerine kavuştuğundan... Güzel de bir uyku çektim doğrusu. Size bir sır vereyim mi, orta 2 de ben de gidemediğim tatil dönüşlerinden birinde sanki gitmişim gibi kompozisyon yazmıştım edebiyat dersinde. O kadar güzel anlatmıştım ki bütün sınıf gitmek istemişti, neresi olduğunu sormuştu herkes. Gitmediğimi bilen bir kişi vardı. Edebiyat öğretmenim Abdullah Bey. Gözlüğünün üzerinden yanık teninde daha çok dikkat çeken gülen çakır gözleriyle baktı, "aferin örs iyi gözlemlemişsin" dedi. Öğrencilerine soyadlarıyla seslenirdi hep. Asla bozuntuya vermedi ve hiç konusunu açmadı. O zaman bu benim için çok önemliydi... Mihrap Altıntaş'ın dediği gibi, çocukluk işte...
Kasedi Başa SardırMihrap Altıntaş · Karina Yayınevi · 201897 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·504 syf.·
2026 76. kitabı
2026 yılında en çok okuduğum yazar olan Nermin Yıldırım ‘ın ilk romanı. Burdan başlamamıştım ama 5 kitap sonra işte burdayım (: Nermin Yıldırım okurken alıntılama yapmaktan yeni sayfaya bir türlü geçemediğim için de ağır ağır sindire sindire haftalarca okurummm. Yine bir kopuk aile.. anne-baba-evlat üçgenindeyiz. Süreyya, bir yazar, yıllardır görmediği annesinden gelen bir telefonla başlar anlatmaya..Bir kırklarındaki Süreyya’dan bir de 69 yaşındaki annedinden dinleriz her şeyi. Bölümler bir kızı bir anneyi konuşturur. Pal Sokağı Çocukları okumalıyım artık (: Süreyya’nın da başucu kitabıymış. Ve de benim çocukluğumun da favori yazarı Jules Verne ile birlikte.. Bu kez Paul Auster’ı keşfediyorum Nermin hanım sayesinde. Süreyya üniversiteyi 12 Eylül darbesi zamanında hukuk okur. Dönemin soğuk günlerine götürür bizi. En iyi arkadaşı Zinnur, istismar mağduru bir genç kız. Yine Nermin Yıldırım imzası gibi bir karakter daha. Yıllar sonra çocuk yaşta başlayan istismarın katili olacaktır. Süreyya babaanneyle büyür. Ona da ait olamaz, hep boşlukta gibi. Babanne o üniversite 3’teyken ölür. Mezun olur, çevirmenlik yapmaya başlar. Hukukçu olmayı istemez. En güzel işi ranyo programı sunduğu kısımdı. Kırmızı Defter, edebiyat dolu bir akış. Her yazardan, her karakterden alıntılarla müthiş bir yayın akışı.. Gerçek olmasını isterdimm. NY ile bu radyoda tanışır, onun adına kitaplar yazacaktır daha sonra. Romanlar yazıp satacak, iyi bir paraya, Ny de kendi adıyla basıp yazar havasında gündemde kalacak.. Bir ara intihar romanı yazmak ister. Virginia Woolf , Sylvia Plath , Nilgün Marmara ‘nın intiharlarına götürür bizi. Çok hisliydi o satırlar.. Radyodan ayrılıp soluğu Barcelona’da alır. Aşk’ı bulur, Marcel. Bir de kızı olur, Ada.. Ancak uzun sürmez annelik. Barcelona’yı terkedip döner İstanbul’a bir bavulla. Aile olmayı bilmediği için, istemez.
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,2bin okunma
10/10
·60 syf.··
2026 28. kitabı
BODRUM KATINDAKİ MAKİNE YAZAR: MİRA DEMİRKIRAN YAYINEVİ: MELİSA MATBAACILIK SAYFA SAYISI: 62 Merhabalar... Bugün @bodrumkatindakimakine kaleme aldığı #bodrumkatındakimakine kitabı ile geldim . Minik yazarımız @bodrumkatindakimakine bu başarısı, bir ömür olarak beni çok mutlu etti. Eminim ki ileride kendisini daha da geliştirmiş bir şekilde, bir çok kitabını okurken bulacağız. Kitabın içerisinde birbirinden farklı mektup, hikayeler ve şiir bulunuyor. Bir çoğuna bayıldım fakat sizlere bir tanesinden kısaca bahsetmek istiyorum. Buket, bodrum katında topunu ararken mavi bir örtünün altında bir makine bulur. Üzerinde sayılar ve kırmızı bir buton vardır. Ekrana 100 yazar ve kırmızı butona basar. O an da ekran da "100 yıl sonraya gidiliyor" yazısı ile ilerisi bembeyaz ışıkla dolar. Ve Buket kendisini 100 yıl sonraki evlerinde bulur. Camdan dışarıya baktığında her bir evin gökdelen olduğunu, saymayacağı kadar fazla katlarının olduğunu, sokakta kimseciklerin olmadığını görür. Bu durumdan emin olmak için kendisini hemen sokağa atmak ister. Fakat çok yüksekte olduğu için merdiven kullanamaz ve bir asansör arar. Asansöre bindiğinde ise şok yaşar çünkü asansörde hiç bir tuş yoktur. Ve asansör ses komutu ile çalışmaktadır. Sokağa çıktığında ise Buket'i başka bir şaşkınlık bekler gerçekten kimsecikler yoktur. Hatta bugün pazar olması gereken sokakta, Pazar dahi yoktur. Bütün bu şaşkınlıkları devam ederken arkadaşı Nilay'ı görmek ister ve onunla bu durumu konuşmak ister. Peki sizce Buket, Nilay'a ulaşabilecek mi? Buket bu yıldan memnun kalacak mı? #reklam değil #çocukkitabı #kitapyorumu #bookstagramtürkiye
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202622 okunma
Yoksulların nefret ettikleri bir şey varsa, o diğer yoksullardır.
10/10
·304 syf.··
2021 1. kitabı
Muriel Barbery (28 Mayıs 1969, Kazablanka-Fas) Fransız roman yazarı ve felsefe profesörüdür. 2000 yılında ilk romanı Une Gourmandise yayınlandı. Bu kitap on iki dile çevrildi. 2006 yılında çıkan ikinci kitabı Kirpinin Zarafeti (L'Élégance du hérisson) Fransa'nın en çok satanlar listesinde 30 hafta boyunca ilk sırada yer aldı. Mayıs 2008'e kadar elli baskısı yapılan eserin bir milyondan fazla kopyası satılmıştı. 2008 yılında bir sanatçı rezidansı olan Villa Kujoyama'da yaşamaya hak kazanan Barbery, şu anda eşiyle birlikte Kyoto'da yaşamaktadır. Kitap konusundan ziyade içeride verdiği derin felsefik sorgulamalarla incelenmeli çok iyi pasajlar okuyoruz her biri ders niteliğinde. **"Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir" lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin olup da bunun yanlış olduğu anlaşıldığında artık vakit çok geçtir. Sır dokunulmadan kalır; ama kullanılabilecek bütün enerji de uzun süredir salakça faaliyetlerle saçılıp savrulmuştur. Geriye kalan ise kişinin kendi yaşamına hiç bir anlam bulamamasını maskelemeye çalışarak kendini uyuşturmasıdır. Üstelik kendini daha iyi ikna edebilmek için de kendi çocuklarını aldatır. (Syf.13) ** Baştan beri Colombe'la ben savaştık; çünkü Colombe'a göre yaşam, karşındakini yok ederek zafer kazanmak gereken sürekli bir mücadele. Rakibini ezmemişse ve onun alanını kıtı kıtına yaşayabileceği kadar daraltmamışsa kendini güvende hissedemez. Başkalarına yer olan bir dünya onun eftenpüften savaşçı ölçütleri ne göre tehlikeli bir dünyadır. Ama aynı zamanda, ufacık bir temel görev için onlara muhtaçtır: Onun gücünü birinin kabul etmesi gerekir. Dolayısıyla vaktini olası tüm imkanlarla beni ezmeye çalışmanın yanısıra, benim ona, kılıç çeneme dayalıyken, en iyi olduğunu ve onu sevdiğimi söylememi
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Adalet Ağaoğlu - Fikrimin İnce Gülü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 11. kitabı
Ortalama bir Almancının yaşayıp hissettiklerini adeta birinci ağızdan aktarır. Bunlarda koyu bir aşağılık kompleksinin yanında kendilerini özel hissetme ihtiyacı olan, yaptıkları her şeyi gıpta ve tebrik edilmek için yapan türden insanlardır. Kahraman zaten tam bir şark kurnazıdır. Eser kahramanların iç sesleriyle kurulur. Kendileriyle en samimi halleriyle konuşurlar. Sinemaya da İlyas Salman'ın Sarı Mercedes filmiyle aktarılmış ama oradaki karakter doğal olarak kitaptaki kadar derinlemesine işlenmemiştir. Sıkıcı bir kitaptı, yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu için inşallah diğerleri de bunun gibi değildir diye düşündüm ama okudukça daha kötü yazdığını bizzat tespit etmiş bulundum. Bayram askerliğini de şoför olarak yapmış bir gurbetçidir. Sivrihisar Ballıcalıdır. Bir insan gibi sevip özen gösterdiği, "Bal Kız" adını verdiği bal rengi mercedesiyle Almanya'dan Türkiye'ye gelmektedir. BMW fabrikasında çalışmaktadır. Girişte başka işçilerin memlekete girerken gümrükten elektronik eşya kaçırmalarından, bunu yapabilmek için ufak tefek rüşvetler vermelerinden bahsedilir. Bayram Almanya'da düşük ücretlerle çalışmaya başlamış, itiraz etmeden çalışarak işini değiştirmiş ve o zamanların yüksek ücret almak için çalışmanın mecbur olduğu araç montaj işine geçiş yapmış ve hep köyde kendisiyle beceriksiz, "İnce Gül" diye dalga geçenlere caka satmak için yeni bir araba için sıkı bir şekilde para biriktirmiştir. Memlekete girince bir yemek molası verir, buradan araca dönünce Mercedes'inin yıldızının çalındığını anlar. Ortalığı birbirine katar ancak bulamaz. Arabayı pek de iyi kullanmamaktadır, yolda ufak tefek kazalar atlatır. Kendisinden yurda bir televizyon sokmasını isteyen Veli isimli arkadaşı ve ailesinin kaza yaptığını görür ancak yardım etmek için durmaz. Sonrasında bu sefer de
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,538 okunma