Bu kez hasım korsanlar
Puan vermedi
Kahramanımız Aykut (Sunguroğlu) bu kez Orhangazi'nin oğlu Halil'i korsanların elinden kurtarıyor. Maceranın sonunda Sunguroğlu'na yardım eden gayrimüslimlerin Müslüman oluşu bizlere "sır kapısı" tadındaki programların istendik sonlarını hatırlatıyor. Hayat belki böyle bir şey değil ya da işler böyle yürümüyor ama mağlup olduğu Vietnam'a dair yüzlerce destansı film çeken ABD'yi düşününce az bile yapmışız diyorum.
Sunguroğlu 3 - Foça Korsanlarına KarşıYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2004547 okunma
Karamazov Kardeşler İnceleme Ve Yorum
10/10
·1025 syf.··
2026 1. kitabı
·
187 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 02:07
Hayatımın 6 ayına eşlik eden bu kitap için nereden başlanmalı nasıl başlanmalı hiç bilmiyorum aslında. Ama öncelikle söylemeliyim ki incelememi görüp merak edenler henüz kitabı okumadıysalar buranın spoiler içerdiğini bilmeli. Ben 19 yaşında biri olarak haddim olmadan kitap üzerine kendi yorumlarımı ve karakter analizlerimi yapıp ayrılacağım. Ayrıca bu incelememi yaparken arka planda "Richter: On the Nature of Daylight" parçası bana eşlik ediyor. Bu yüzden okurken belki bu eseri açarsanız, yazarken nasıl hissetttiğimi biraz olsun anlayabilirsiniz. Kitabın konu olarak iki kısımda ayrıldığını söyleyebiliriz. Birinci kısımda ( burası ilk 600 sayfaya tekabül ediyor) karakterlerimizi, yani karamazov ailesini tanıyor, onların fikirlerini, felsefelerini öğreniyor, hayatlarına eşlik ediyoruz. İkinci kısım ise kitapta gerçekleşen bir cinayet üzerine dönüyor. Ki bu kısımdaki mahkeme gününü okumak çok zevkliydi. Savcımız ippolit krilloviç ve avukatımız fetyukoviç, cinayet konusunda iki farklı görüşe sahip konuşmalarını ve savunmalarını yapıyorlar, ki ikiside çok dokunaklı baktığınızı zaman mantıklı savunmalar yapıyor. O yüzden geçmişte hasım olan bu iki hukuk adamının konuşmalarını dinlemek çok zevkliydi. Birinci kısım ile ilgiliyse genel olarak bir olaya değinmeden yalnızca karakterlerimiz üzerine görüşlerimi bildireceğim. İncelememe dostoyevskinin Ana karakter olarak belirlediği Alyoşa karakteri ile başlamak istiyorum. Alyoşa; dindar, insan seven, merhametli, yüce gönüllü karakterlerden biri. Bu özelliklerinden ötürü belkide kitapta en çok sevilen karakter aynı zamanda. Benim alyoşa'ya karşı ilk bağlanmam Staretz Zosima'nın cenaze gününde, bir mezarlığın arkasına çöküp ağladığı sahne de oldu. O an sarılıp elini tutmak istedim alyoşa'nın. Çok saf, çok temiz bir kalbe sahip
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·132 syf.··
2022 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 00:00
Yazarın İkdam gazetesinde çıkan yazılardan oluşan denemeleri ve Paris seyahatini anlatan bu eser 1928 yılında yayımlanmıştır. Şiirlerindeki anlatımını denemelerine de yansıtan A. Haşim eserinde gözlem gücünü ve eleştirel bakış açılarını da bizlere aktarmıştır. Birbirinden bağımsız 41 denemenin ve yazarın Avrupa seyahatini birleştirdiği bu eseri okumanız dileğiyle..
1000Kitap
Bize Göre ve Bir Seyahatin NotlarıAhmet Haşim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,804 okunma
Yorumm
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 22:38
GÜZ SARMALI ~CÜDA Yazarı: Payell Yayınevi: Müptela Sayfa Sayısı: 456 Merhaba. Canım Payell... Ve birbirinden güzel kitapları. Her kitabında acaba bu sefer erkek karakteri biraz çok az değişik biri olarak kurgular mı diye düşünüyorum. Sonra kitabı okudukça gerçekten sağlam karakterler yazdığını fark ediyorum. Yine bir karaktere hayran olduk. Hadi yoruma... Çocukluğu derin bir özlem ve aşk ile geçmiş sevdiği adama hasret ağa torunu Ayşem.. Yıllar önce verdiği söz nedeniyle sevdiği adamı terk edip giderken korkuyordu. On sekizinde deli bir cesaretle yola çıktığında kalbi sevdasında aklı ise ettiği intikam yeminindeydi. Babası İstanbullu annesi ise bir ağa kızıydı. Bekir dedesi oğlu olmayınca hanımını ve kızlarını da alıp İstanbul'a gelmiş ağalığı kardeşi Haşim Bey'e bırakmıştı. Haşim Ağa'nın iki oğlu vardı. Akın Doğan... Fikret... Ayşem beş yaşında iken Urfa'ya dönen ailesi ile küçük kızın kalbi kendinden yedi yaş büyük çocuğa kondu. Doğan Karacadağlı. Haşim Ağa'nın büyük oğlu. Dedesinin yeğeni annesinin kuzeni. Çocuk aklı aşkı bilmedi. Sürekli Doğan'ın etrafında bir pervane iken ergenliğinde duygularından emin olmaya başladı. Bu dönemde Doğan'ın Urfa'da olmadığı zamanı kapsıyordu. Genç adam tahsil için ve askerlik derken yıllar sonra memleketine döndüğünde vurulmuştu. Gökyüzü gözlü kadına. Ayşem giderken bıraktığı çocuk değildi büyümüştü. Aralarında oluşmaya başlayan duygular Ayşem'in gitmesi ile sekteye uğrar. Yıllar sonra geriye döndüğünde kendini taşlardan korumak için çırpınan Doğan şaşkındı. Ayşem dönmüştü. Hem de ne dönüş. Ayşem hissettiği kıskançlık ile Doğan'a saldırırken kendini affettirmek için geldiğini bile unutmuştu. Fikret ve Helin ise abileri ve ablalarını izlemekten çok kendi dertlerindeydi. Ya da yalnızca Fikret.. İki kardeşte Tahsin Bey'in kızlarına
1000k
Güz Sarmalı 1Payelll · Müptela Yayınları · 2021125 okunma
7/10
·88 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 23:22
Halide Edip Adıvar'ın Çingene Kızı romanından sonra yazmaya başladığı ikinci romanı Heyula'da, Osmanlı'nın ondokuzuncu yüzyıl sonlarında telif-tefrika eserlerinde yaygın olan histerik, depresif kadın karakterinin bir benzeri anlatılmaktadır. Ziya, arkadaşı Haşim'in evine gittiğinde önceden Fener'de gördüğü ve dikkatini çeken, Haşim'in karısı olduğunu öğrendiği histerik Selma ile karşılaşır. Ziya ile depresif dönemleri olan Selma, Selma'nın iyi olduğu zamanlardaki kültürel sohbetlerinde birbirlerine yaklaşmaktadırlar. Hem bedensel hem ruhsal olarak Ziya'ya çekici görünen Selma'nın, uzak akrabası Şahap Bey'e ilgisinin olduğunu Haşim'den öğrenen Ziya sarsılır. Depresif, histerik eşinden bunalan Haşim, ara ara evin çalışanları veya başka kadınlarla ilgilenerek eşinin bu durumundan uzaklaştığını düşünür. Sonradan öğreniriz ki Selma, uzak akrabası Şahap Bey tarafından hipnozla kendisine boyun eğdirilmiştir. Charles Gounod'un operası Faust'a hikayesiyle göz kırpan Heyula, yazarın ilk dönem eseri olması sebebiyle akıcı değil; günümüz diline uzaklığından kaynaklı, okunması biraz meşakkatlidir. Herkese iyi okumalar...
Edebiyat
HeyulaHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2019288 okunma
Tek Dikensiz Gül'ün İzinde
9/10
·118 syf.·
2025 108. kitabı
İskender Pala, bu gül derlemesiyle bizleri yalnızca bir şiir kitabının sayfalarında değil, asırlar öncesinden günümüze uzanan edebiyatın aşk ile demlendiği bir gül bahçesin de gezdirdi. Bu eser, Mecnun'a yoldaş, dervişe sırdaş olacak kadar derin bir aşk-ı ilahi nefesi taşıyor. Yazar, eline aldığı gül dalını, sanki en katılaşmış kalbe bile sirayet etsin diye gül suyuna batırıp batırıp yazmış. Kitabın her dizesi, buram buram o ezelî aşkın, o manevî muhabbetin kokusunu yayıyor. Bu güller, öyle sıradan bir bahçenin süsü değil; onlar, Nedîmî'den Nâbî'ye, Yunus Emre'den Ahmet Hâşim'e, oradan da Nurullah Genç'e uzanan geniş bir yelpazede, her biri farklı bir iklimin havasını taşıyan, lâkin kökleri aynı hakikate bağlı güllerdir. Pala, bu demeti öyle bir ustalıkla bir araya getirmiş ki, her bir şiir, kalbime farklı bir lisanla hitap etti. Kitabı iki kez okudum. İlk okuyuşum, o mis kokuyu, o rengin ihtişamını dışarıdan koklamak gibiydi. Gafletin perdesi kalbime inmiş, katılaşmış gönlüme nüfuz edememişti. Lakin ikinci sefer, o demlerin içime işlemesi için teslimiyet okuması oldu. Ve o dikenler... Bu bahçenin dikenleri, gülü anlamanın şartı. Bilinmeyen kelimeler, o manaya giden yolda karşılaşılan çetin yokuşlar, yani dikenlerdi. Eğer o dikenlerin manasını öğrenmeseydim, gülü kâmilen idrak edemezdim. Tıpkı aşk yolunda çekilen her bir çilenin, sevgiliye olan muhabbeti derinleştirmesi gibi, o dikenler kalbe dokundu, acıttı ama mest etti. Zira âşık, dikenine katlanmadığı gülü, yalnızca bir heves sanırmış. Bütün güllerin, "Tek Dikensiz Gül" olan, âlemlere rahmet Efendimizi temsil ettiği hakikatini hatırlamak, bu derlemeyi bambaşka bir makama taşıdı. Kitap bittiğinde, sayfaları usulca kenara bırakıp, gözlerimi kapatmak geldi içimden. Bir umut, bir niyaz ile:
Şiir
Gül Şiirleriİskender Pala · Kapı Yayınları · 2018359 okunma