Puan vermedi·524 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 06:46
Masumiyet Müzesi, benim için sadece bir aşk romanı olmadı. Bu kitapta sevginin insanı nasıl güzelleştirebildiğini ama aynı zamanda nasıl bir takıntıya dönüştürerek insanı tüketebildiğini gördüm. Kemal'in Füsun'a duyduğu aşk, zamanla sevginin sınırlarını aşarak bir saplantıya dönüşüyor. Okurken bazen onu anlamaya çalıştım, bazen de yaptığı şeylerin insanı ne kadar yalnızlaştırdığını düşündüm. Orhan Pamuk, İstanbul'u sadece bir şehir olarak değil, yaşayan bir karakter gibi anlatmış. Sokaklar, evler, eşyalar ve hatıralar hikâyenin içine öyle işlenmiş ki insan kendini o dönemin İstanbul'unda hissediyor. Ancak kitabın bazı bölümleri oldukça detaylı olduğu için yer yer akıcılığını kaybedebiliyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey aşkın kendisinden çok, insanın sevdiği bir hatıraya tutunma çabası oldu. Çünkü bazen insanlar bir kişiyi değil, o kişiyle yaşadıkları duyguları kaybetmekten korkuyor. Masumiyet Müzesi, aşkın en masum hâlini değil, insan ruhunda bıraktığı derin izleri anlatan etkileyici ve düşündürücü bir roman. Bu yüzden bende hüzünlü ama uzun süre unutulmayacak bir iz bıraktı. İyi okumalar dilerim...
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
İnsan kendisini neden ve nasıl kandırır?
9/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:56
Ben böyle kitaplara bayılıyorum arkadaş ayrı bir evreni loreu arkaplanı olan kitaplar bunlar.Yüzyıllık yalnızlık hastalıklı bir ailenin 6 nesil hikayesini anlatır buendia ailesinde sık görülen akraba evliliği en sonunda bu ailedeki kişilerin ruhsal olarak hastalıklı ve psikolojik olarak sıkıntılı tipler olmasına sebep olur buendia ailesindeki kişiler ne sever ne de sevilebilirler.Yüzyıllık dönem de de karakterler neredeyse ırsi olarak birbirlerine aktarılır ki yazar buna çoğu yerde dikkat cekiyor örnegin aureliona ve arcadio isimlerine sahip kişilerin karakterleri farklı olmaktadır bu döngüsel olaraktan da birbirini takip eder ve bazı olaylar ise önceki gelisenin tekrarıdır günün sonunda(spoiler spoiler spoiler) 0 dan başlayan macondo ise tekrar 0 a döner bütün olaylar kendisini 2 kez tekrar etmiştir kitapta fazlasıyla cinsel ögeler olduğu için sevmeyen okumayan kişilere de açıkçası saygı gösteriyorum şimdi ben fazla uzun bir inceleme yazısı da yapmak istemiyorum açıkçası peki ne olsaydı kitap farklı bir sonla bitebilirdi 1-benim en büyük teorim gerinoldo marquezin ki kendisi albay eğitimli ve alaylı bir asker amaranta ile evlenmesi;eğer böyle olsaydı ailedeki eksik olan ve aureliano buendianın aptal gibi göstermekten çekindiği otorite figürü sağlanmış olacak onlardan doğacak çocuklar bir nebze daha sağlıklı olacak ve bu gerizekalı buendiaları güdeceklerdi 2-arcadioya sevgi gösterilseydi küçük hitler olup çıkmazdı ursulanın çıkıp arcadionun oğlu jose arcadioyu adam etmeye çalışması zaten fiyaskoyla sonuçlandı ve geç bir hamleydi 3-aureliona segundo fernandayı boşayıp evden kovmalıydı gidip petra cotesi eve hatun yapmalıydı çünkü fernanda dini ve batıl inançları yüzünden önünü göremeyen bir salak ve ayrıca santa solfi de le piedadı çok baskıladı ki kendisini kaynanası
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Felsefe ve siyasi yazılar' a
10/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:12
Bu kitap, Einstein'ın fizik dehasından çok insan tarafını tanımak isteyenler için yazılmış bir metin. Sayfaları ilerledikçe karşınıza formüller değil, savaş, özgürlük, din, eğitim, bilim ve insanlık üzerine düşünen bir zihin çıkıyor. En etkileyici yanı ise kesin cevaplar vermekten çok okuru düşünmeye zorlaması. Einstein'ın birçok konuda kendi fikirlerini sorgulayabilen biri olduğunu görmek, onu yalnızca büyük bir bilim insanı değil, aynı zamanda güçlü bir entelektüel olarak da gösteriyor. Kitabı okurken her düşüncesine katılmak zorunda değilsiniz, katılamayabilirsiniz de. Hatta bazı görüşleri bugün bile tartışmaya açık. Fakat tam da bu yüzden değerli. Çünkü iyi kitaplar, okurların inançlarını doğrulayan değil, onları sınayan kitaplardır. Benim Gözümden Dünya da bunu başarıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey Einstein'ın zekasından çok düşünme biçimi oldu. O dünyaya cevap vermeye çalışan biri değil, önce doğru soruları sormaya çalışan biri. Belki de onu sıra dışı yapan asıl özellik buydu kim bilir.
Benim Gözümden DünyaAlbert Einstein · Alfa Yayıncılık · 20201,783 okunma
Puan vermedi·16 syf.·
2026 86. kitabı
Orman çekilişinde 3 oyuncaktan ikisi karıncaya çıkınca son oyuncağın kime verileceğini seçmek orman kralı aslan Oscar'a kalır. Tüm hayvanlar çeşitli özelliklerini söyleyerek Oscar'ın oyuncağı kendisine vermesini ister. Oscar ise kimseyi kırmak istemez. O sırada imdadına karınca yetişir ve karıncanın bulduğu tüm oyuncakların herkesin olması fikriyle tüm hayvanlar sevinir. Oyun arkadaşı olmadıktan sonra oyuncağın ne önemi var, mesajını veren hikâye özellikle anaokulu-kreş çocukları için faydalı olabilir. Paylaşmaya teşvik edici bir yanı var. Çocukların hayvan sevgisiyle bu zor mesajı kabullenmeleri kolaylaşabilir. Ama çocukların büyük bir kısmını etkileyecek kadar iyi bir hikâye mi? Bence değil. Yine de olumlu yönde etkileyeceği çocuklar olur. Özellikle sınıf ortamında toplu okunup soru-cevapla pekiştirilirse etkisi artabilir. Harika, muhteşem denemez ama vasat ya da birazcık vasat üstü sayılabilir... Resimleri fena değil ama daha sevimli, daha canlı olabilirdi. Böylece çocuklar için daha ilgi çekici olurdu ama artık olduğu kadar. :)
Ormanda İşler Nasıl Karıştı?E. Murat Yığcı · Caretta Çocuk · 20229 okunma
10/10
·336 syf.··
2026 72. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:09
Sonunda 10 puan verdiğim bir kitap, gerçekten özlemişim bu kadar hypelanmayı. İlk başta klasik +18 sahneler falan filan boş bi kitap olur diye düşündüm. Ama öyle bir sonu var ki... ÖYLE BİR SONU VAR Kİİİİİ O ilk rüya sahnesinde yalan yok Adrian'a aşırı sinirlenmiştim ve kitaptan soğumuştum. Benim kaldırabileceğim, okuyarak destekleyebileceğim bir sahne değildi ama çok şükür ki rüyaymış. Gerçi Adrian'a Yan'a olan tavrından dolayı hala sinirliyim. Ama olsun. Bu arada Yan gerçekten çok tatlı biri bence umarım hain çıkmaz ya da ölmez genelde sevdiğim yan karakterler ya kötü çıkıyo ya ölüyor
Yalanın YeminiRina Kent · Ren Kitap · 20231,568 okunma
Kaldı Ki, Burası Dünya, Burada Her Şey Yarım Kalır
9/10
·208 syf.·
2026 51. kitabı
Öyle bir kitap okudum ki, çok duygulandım ve heyecanlandım. Çünkü binlerce kitap okumuş birisi olarak benim için en özel isim Cengiz Aytmatov’dur. O, 10 Haziran 2008'de vefat etti. O süreçte Türkiye Türkçesine çevrilmiş pek çok eseri vardı. Ancak vefatından sonra da bazı eserleri Türkiye Türkçesine çevrildi ve her seferinde ben büyük bir heyecan duydum. 2017'de Baydamtal Irmağı'nda Türkiye Türkçesine çevrilmişti. Ardından 2023’te Bulgar Kızı-Talas’ın Kıyısında gibi eserleri yine Türkiye Türkçesine çevrildi. Biz bitti zannediyorduk fakat bitmemiş. İki eseri daha Türkiye Türkçesine çevrilmiş durumda: Altın ve Kar ile Toprak ve Flüt… Bu iki eserin ortak bir özelliği daha var. İkisi de yarım kalmış. Rahmetli Aytmatov bu eserleri yazmaya başlamış ancak yarıda kalmış. Altın ve Kar ile başlayayım. Bu, Rusların povest dedikleri, bir uzun hikaye gibi görünüyor. Altın ve Kar'ın adını ben ilk defa duymadım; ta 1998 yılında duymuştum. O zaman Cengiz Aytmatov okumaya başladığım ilk dönemlerdi. Bir dergide röportajı yayınlanmıştı. Aralık 1998'di. Zaten doğumunun 70. yılıydı. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti onu onore etmişti. Ankara'da misafir etmişlerdi. Orada Aytmatov etkinlikleri düzenlenmişti. O süreçte bir röportajdı ve bir müjdeden bahsediyordu. Üzerinde çalıştığı bir eserden söz ediyordu. İsmi Altın ve Kar'dı. Fakat yarıda kalmış. Sonrasında hiçbir ses çıkmadı tabii. O röportajdan on sene sonra aramızdan ayrıldı. Şimdi Altın ve Kar'dan söz edeceğim ama önce yayıneviyle ilgili bir şey söyleyeyim. Eser hiçbir şekilde duyurulmamış. Halbuki çok önemli bir çalışma; benim bile tesadüfen haberim oldu. Bir de ön söz yazdırılmış. Lakin ön sözü yazan kişinin Aytmatov yetkinliği olduğunu pek zannetmiyorum. Ayrıca keşke bunu son söz olarak yazsaymış. Her ne kadar uyarsa da, ipucu
Altın ve Kar & Toprak ve FlütCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20264 okunma