İsraloğullan, Musa önderliğinde Firavun'un zulmünden kurtulmak için Mısır'dan çıkmıştır. Mısır'dan çıkarken yanlarına sadece matsa (mayasız ekmek) alabilmişlerdir. Çöldeki yolculuklarında bir ay boyunca bu ekmek onlara yetmiştir Ancak sonrasında yiyecekleri kalmadığı için Moşe (Musa) ve Aaron (Harun)a şikayet etmişlerdir. "Ve Elim'den göç ettiler ve İsrailloğullanının bütün cemaati Mısır diyarından çıkışlarından sonra ikinci ayın on beşinci gününde Elim ile Sina arasında olan Sin çölüne geldiler. Ve İsrailoğullarının bütün cemaati, çölde Musa'ya karşı ve Aaron'a karşı söylendiler. Ve İsrailoğullan onlara dediler: Keşke Mısır diyarında et tenceresinin başında oturduğumuz zaman, doyuncaya kadar ekmek yerken Rabbin eli ile ölseydik, çünkü bütün bu cemaati açlıkla öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız." (Çıkış 16:1-3) İstanbullu Haham Yaakov Hulli tarafından 1730 yılında kaleme alınmaya başlanan, Tora (Tevrat)'nın meali olan Meam Loez adlı eserde, İsrailoğullanının bahsettiği tencerede pişen eti köle oldukları için yiyemedikleri geçmektedir. Tencerede pişen etin, İsrailoğullarının Mısırlılar için avladığı hayvanlar olduğu ve Mısırlıların karşılarında nispet yaparcasına tek bir lokma vermeden etleri yedikleri yer almaktadır.
Aaron, Rothschildlerin planladığı yerleşim alanlarında, zirai alanda çok başarılı işler yaptı. Birinci Dünya Savaşı sırasında kız kardeşi Sarah'la birlikte kurdukları NİLİ Örgütü, Osmanlı Ordusuna karşı savaşan İngilizlerin en büyük ve güçlü destekçisi oldu. Üst düzeyde 2-3 aktif üyesi bulunan NİLİ Örgütü'nün başı olan Aaronsohn, savaş sırasında bir süre Şam Valisi Cemal Paşa'nın başdanışmanlığını yaptı. Kariyerini kullanarak Türk ordusunun hareketi, birliklerin durumu, ahalinin morali vs. hususlarda bilgiler toplamaktaydı. Osmanlı Devleti'nin Arap eyaletlerini savunma planını çalarak Kahire'deki İngilizlere gönderdi. Sonra savaşın bitimine kadar Londra'da kaldı. Örgütünün yönetimini bu sırada kız kardeşi Sarah ile Yossef Lishansky sürdürdü. Bunlar da Osmanlıların Kanal harekâtı, savunma birliklerinin sayıları ve konumları hakkında istihbarat toplayarak General Allenby'e verdiler. İşte, Filistin'de başlıcalarını Rothschildlerin kurduğu ve koruduğu yerleşim yerlerindeki Musevilerin, Aaronsohn ve diğer seçilmişlerin rehberliğinde böylesi bir yola girecekleri başından beri hesap edilmişti. Rothschild Ailesi, yüzyıllık tecrübe ile çok sağlam temelleri olan mali bir İmparatorluk kurmuştu. Simdi, yeni bir devlet kurmak ıçın harekete geçmişlerdi. Aaron1un hayatı, Rothschildlerin kullandığı yöntemleri ve niyetlerini anlamak için etkili bir örnektir. Edmond james de Rothschild, Rusya'dan gelen Yahudiler için ilk önce çürüyen imparatorluğun ihmal edilmiş bir köşesi olan Filistin'de 'Uyun el-Kara (Rishon le-Zion), daha sonra Zikhron Ya'akov (Zemarin) ve Ekron el-Betty (Mazkeret Batya) kolonilerini kurarak Filistin'de toprak satın almaya başlamıştır. Theodor Herzl'in aksine o sessiz yerleşimi savunmuştur. Kolonilerine Fransa'dan Versailles ya da Montpellier diplomalı doktor,
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bilişsel terapi, depresyon tedavisinde kullanılan denenmiş ve kabul görmüş diğer yöntemlere göre ne kadar etkili? Bu yeni terapi, ağır depresyonlu hastaları ilaçsız iyileştirmede işe yarayacak mı? Bilişsel terapi ne kadar çabuk etkisini gösterir? Sonuçlar kalıcı mıdır? Yıllar önce Pennsylvania Üniversitesi Tıp Fakültesi Bilişsel Terapi Merkezi'nde John Rush, Aaron Beck, Maria Kovacs ve Steve Hollon'un da aralarında bulunduğu bir grup araştırmacı, bilişsel terapiyi piyasada bilinen en yaygın ve en etkili antidepresan olan Tofranil (imipramine hydrocloride) ile kıyaslayan bir pilot çalışma başlattılar. Kırktan fazla ağır depresyonlu hasta rastgele iki gruba ayrıldı. Bir grup ilaçsız olarak bireysel bilişsel terapi ile, diğer grup ise bilişsel terapi uygulanmaksızın Tofranil ile tedavi görecekti. Bu düzenek iki tedaviyi karşılaştırmak için en iyi olanağı sağlıyordu. O zamana kadar hiçbir terapi depresyon tedavisinde, antidepresan bir ilaç kadar etkili bulunmamıştı. Bu yüzden de antidepresanlar, medyadan yoğun ilgi görmüş ve son yirmi yılda profesyoneller tarafından ağır depresyonlar için en iyi tedavi olarak düşünülmüştü. Her iki grup hasta da 12 hafta tedavi gördü. Tüm hastalar terapi öncesinde ve sonraki bir yıl içinde birkaç aylık aralıklarla düzenli olarak ayrıntılı testlerden geçirildi. Psikolojik testleri uygulayan doktorlar, tedaviyi uygulayan terapistlerle aynı kişiler değildi. Bu da iki tedavi türünün özelliklerine ilişkin nesnel bir değerlendirme yapılmasına olanak verdi. Hastalar, şiddetleri orta ve ağır arasında değişen düzeylerde depresyon yaşıyorlardı. Çoğu daha önce başka merkezlerde iki ya da daha fazla terapistten tedavi görmüş olmalarına rağmen bir aşama kaydedememişlerdi. Bu çalışmaya başvurduklarında 4'te 3'ü intihar eğimliydi. Hastalar kronik ya da
Sayfa 35 - Psikonet·Kitabı okuyor
Bende (⁠ʃ⁠ƪ⁠^⁠3⁠^⁠)
... "Az önce ne fark ettim, biliyor musunuz?" dedi Joan merakla. "İlk buluşmamız olmadı." Hiçbirinin, hiçbir şekilde olmamıştı. Aaron gözlerini kırpıştırdı. "İlk buluşma," dedi yavaşça. Sonra yüzüne bir özgüven geldi. Sanki ne yapabileceklerine dair aklında bir fikir belirmişti. "Aklında bir şey var mı?" diye sordu Nick ona. "Buradan kurtulduğumuzda söylerim," dedi Aaron. Joan gülümsememek için kendini zor tuttu. "İşte buna plan derim."
Sayfa 397 - Joan - Aaron - Nick·Kitabı okudu
Alıntı
Bildiğimiz iyi oldu(⁠ʃ⁠ƪ⁠^⁠3⁠^)
... "Odayı sahneye uygun hâle getirmemiz gerekiyor," dedi. "Bu hâliyle her şey tuhaf görünecek." "Tuhaf derken ne demek istiyorsun?" diye sordu Aaron. "Mesela hepimiz tamamen giyinik durumdayız," dedi Nick. Aaron'ın yüzü kızardı. Joan yanaklarının ısındığını hissetti. Nick çoktan harekete geçmişti bile yatağın yorganını açıp çarşafı buruşturdu. Yastıkları yere fırlattı. "Yoksa sen daha düzenlenli mi olurdun?" diye sordu Aaron'a. "Şey..." Aaron ceketini çıkarıp dikkatle katladı ve sonra elinde öylece durdu. Gözleri hafifçe büyümüştü. Nick kapıya anlamlı bir bakış attı. "Ben-" Aaron da kapıya baktı, kendini toplamak için çabalıyordu. "Hayır," dedi hızlıca. "Düzenli olmazdım."
Sayfa 99 - Nick - Aaron (-Joan)·Kitabı okudu
Alıntı
KİTABIN ÖZETİ
Yahudiler Göçebe İbrahim’in dedelerinden biri olan Ever’dir. Ever ismi; “göçebe”, “göçebe adam” ya da “takasçı” olarak çevrilebilir. Ever’in ismi daha sonraları “İbrani” anlamına gelen Ivri olacaktır (14). Yahudilerin Dini Döngüsel Değil (İrade Var) Tanrı’yla insanlığın yazgısını projeye çevirecek bir anlaşma yaparak özel biri haline gelir: Ahlaki masumiyeti geri kazanmak ve kıtlığı ortadan kaldırmak üzere yeryüzünde Tanrı’nın krallığını kurmak. İlk defa olarak bir kozmogoni döngüsel değildir; başladığı noktaya geri dönmeyi amaç edinmez. İlerlemeye bir anlam kazandırır; Tanrı’yla yapılan ahdi zamanın yelkovanı yapar; insana kaderini belirleme imkânı tanır, ki bu hür irade demektir (15). Zengin Olmak Tanrı Buyruğu Tanrı İbrahim'e zengin olması için emir veriyor. O da oluyor. Zengin olmak içinse her yol mubah çünkü tanrı emretti. Eşini kardeşi gibi tanıtıp onunla evlenmek isteyenlerden para bile istiyor. Cana Geleceğine Mala Gelsin İnsan kurban yerine hayvan kurban etme emri geliyor. Cana geleceğine mala gelsin. "Para her şeyden evvel şiddetten sakınma aracı haline geliyor (19)." Mısır Birkaç yüzyıl boyunca, yaklaşık İÖ 1200’e kadar İbraniler Mısır’da mutlu yaşamıştır. Hiksoslu prenslerin dostları (veya kuzenleri) sıfatıyla cemaatleri genişler ve güçlenir, millet içinde millet haline gelirler. Henüz ne kutsal bir kitaba –kutsal kitabı yazıya dökmek yasaktır– ne de kuralları konmuş ayinlere sahip oldukları halde, başkalarına örnek olmak ve Tanrı’nın birliğini kabul ettirmek üzere Seçilmiş Halk gibi davranırlar. Bazıları bir gün vaat edilmiş topraklara dönmeye hazırlanırken, diğerleri Mısırlı gibi yaşar. Hepsi meslek sahibidir: Esnaftan duvar ustasına, marangozdan çiftçiye veya ayin yöneticisine. Çoğu Mısır elitlerinin arasına kabul edilir, Mısır dilini öğrenir, Mısır