Öncelikle, yazımın devamında kitabın ismini FSiKSTK olarak yazacağım. (SPOİLER İÇERMEZ.)
Bu kitabı elime alıp okumaya başladığımda Yaşar Kemal’in bir çocuk romanını okuyorum diye düşündüm. Ancak yapraklar açıldıkça, hem kitap hem de ben yavaştan paralandıkça bu kitap sert bir distopyaya dönüştü. Çocukların okudukça defaatle umutsuzluğa düşebileceği bir kitap olduğunu düşündüğümden kesinlikle bir çocuk kitabı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Seviye en azından ortaokul seviyesindeki çocuklardan başlamalı.
FSiKSTK kitabı, Yaşar Kemal’in dil ustalığının bir distopyaya yayılışı ve aslında bir yetişkin kitabınının çocukça anlatılmış hâli gibi. Kitabı okurken dilin saflığıyla aklanıyor, Türkçenin güzel kullanımıyla mest oluyor, yer yerse kulağımıza çalınmamış gıcır gıcır sözcüklerle tanışıyoruz. (Bu sözcüklerin pek çoğunun karşılıklarını yazımın sonunda yazacağım. Kitabı hâli hazırda okumayanların işine yarayabilir.)
Bir filler sultanı ile bir topal karıncanın öyküsünü okurken umutlar ve çabalar yerini umarsızlığa(çaresizliğe) bırakıyor kimi zaman. Bir sayfa sonrasında aydınlık muştusu çıkageliyor. Koyaklar(vadiler) arasından esen serin rüzgâr kır çiçeklerinin ferahlatıcı kokusunu taşıyor içinde. Sonra umutla umarsızlık arasında nice yıpranıyor insan, karıncaları düşünüyor, kımıl kımıl yeryüzünde gezmekte olan, kendisini düşünüyor, milyarlarca olup bir olamayan... Yazar, bir gücü anlatıyormuş gibi görünürken aslında gücün doğru bir kalıpta şekillendirilmesini öğütlüyor. Gücü doğru süzgeçlerden geçirmeyi ve yine hakiki bir amaç doğrultusunda birleştirmeyi öğütlüyor. Tüm bunları yaparken fazlasıyla politik bir duruşu var yazarın. Karınca çalışkanlığı için yollar açmak, sömürüyü def etmek, faşizanlıktan uzak durmak... Okudukça açılıyor da biz kitabı
Hep gidip geliyorum bu çöllerde
Kureyş’in heybetli ve inatçı develeri
Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
Geviş getiriyorlar ufuklara bakarak
Ben kayıp Yesrib’e sığınıyorum
﴾50﴿ Allah’ın rahmetinin izlerine bir bak: Toprağa ölümünün ardından nasıl can veriyor! İşte ölüleri diriltecek olan da O’dur. O’nun her şeye gücü yeter.
Rûm Suresi 50. Âyet