Dördüncü Kanat
Puan vermedi·672 syf.··
2026 4. kitabı
Dördüncü Kanat ahh xaden üzümlü kekim.. Öncelikle herkese tekrardan merhabaaa. An itibari ile Dört Kanat serisinin ilk kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Şunu söylemeliyim ki kitap çok güzeldi ve akıcıydı, ben aşırı derecede çok beğendim. Zaten daha önceden de Haşhaş Savaşı serisini okumuş birisi ve kitap hakkındaki araştırmalarımı yapmış bir okur olarak beni gerçekten çok mutlu ve aldığıma cidden değdi be diye düşündürdü. Elimden düşüremedim tabirini sonuna kadar yaşadım ve devam kitaplarının da çevirisinin olmasına çok mutlu oldum. Kitabın yarısını geçtikten sonra kalan kısmının ne kadar hızlı ilerleyeceğini ve saracağını anladığımda serinin devamını araştırdım ve şuan ikinci kitabının kargoda olduğunu da mutlulukla söylerim. Burdan sonrasında biraz spoiler vericem onun için okuyuculara uyarı olsun!!! Şimdi spoilerla devam edersek ki bizim kadın karakter Violetin ki ben ona Vi dicem; ilk başlarda böyle kırılgan ve daha narin gibi olmasına çok kızmıştım yani hani abartma be falan oldum ama sonradan hem babasının onu bir kâtip gibi yetiştirmesi, annesinin onun fiziksel gücüne inanmaması gibi unsurlar daha detaylanınca neden olduğunu anladım. Xaden üzümlü kekime gelecek olursam da kendisine aşık oldum yazara burdan teşekkürlerimi sunarım. Hem karakterinin betimlemesi ve anlatımı hemde isyancıların çocuklarının hayatta kalması için yaptığı anlaşma yapması, Vi için etrafında pervane olması, Tairn için yaptığı eyer vs vs daha birçok şeyle aslında ne kadar güzel bir sevgi gösterisi olduğunu gösterdi. Tairn gerçekten seni eve almak istedim beslemek,seninle gezmek istedim. Seni çok sevdim ve hep ol istedim ki seni Vi'yi bırakacağını da düşünmüyorum. Son olarak da bu kitap hayatıma girdiği için çok mutlu oldum ve iyi ki okudum şimdi de bakalım diğer kitaplarında nasıl bir macera
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
8/10
·182 syf.··
2025 179. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 04:04
Selamlar. Yolculuğun ilk bitmiş kitabının yorumuyla geldim. Bu kitabın elime ulaşması bayağı zorlu bir süreçten geçti. Ancak sonunda kavuştuk ve ben bir kaç saat içinde bitirdim kitabı. Kitabın merkezinde iki güçlü karakter yer alıyordu diyebilirim. Merve Öztekin ve Kaya Türkoğlu. Merve, iş dünyasında lider pozisyonunda, tavizsiz duruşuyla bir kraliçeyi andırıyordu. Kaya ise türünün nadirlerinden sert bakışlarıyla ortama hükmeden, karizmasıyla bile ortama düzen veren bir varisti. Karşınıza çıkan bu iki karakterin ilişkisi, klasik bir masalla uzaktan yakından alakalı değil. Hikayenin alt metninde prensin ayakkabısı bile kırılırken, kırılgan ve güç dolu bu iki ruh arasındaki çekişme, yüksek gerilim hattından bile daha yoğun bir elektrikle anlatılıyordu. Merve ve geçmişinden gelen travma beni delirtti. Ne oldu? Ne olacak diye diye okudum kitabı. Kitabın devamında karşılıklı önyargı ve çekişme yerini içsel kırılmalara bırakıyordu. Zaten sizler okurken ama bi durun artık diyorsunuz. Merve'nin kraliçelik duruşunun ardındaki yalnızlığı, Kaya’nın soğuk maskesinin içindeki inceliği keşfetmek çok güzeldi. En kritik anda, Merve geçmişinden gelen bir travmayı açıkça ifade ederek savunma duvarını sonunda indirince derin bir oh çekiyorsunuz. Kaya ise karşısındakini koruma içgüdüsüyle hareket etti. Bu an, onların ilişkisini nefretten güvene dönüştüren kırılma noktası olmuştu diyebilirim. Bu dönüşüm sadece romantik bir bağ değil, aynı zamanda iki karakterin kendileriyle barışmalarını da simgeliyordu demek doğru olacaktır. Eren benim favori karakterimdi. 4 erkek kardeşin birbirine bağlı duruşlarını okumak çok güzeldi. Lakin Merve ve ben kırılmam tavrı bir yerden abartma be kızım dedirtti. Neyseki herşey tatlıya bağlandı. Benim severek okdugum bir kitap oldu.
2024 Okuma Raporları
Zehir ZemberekZeliha Eren · Kaktüs Sanat Yayınları · 202522 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·136 syf.··
2025 27. kitabı
‘Ol’ Dedi Oldum 'OL' DEDİ OLDUM [Mehmet Salim Öztoksoy, Hayy Kitap, 136 Sayfa ] Kitap Hakkında:Mehmet Salim Öztoksoy Almanya ve Türkiye'de şirketleri bulunan iş hayatının zirvesinde islam ile şereflenen bir kişilik. İslamı nufüs cüzdanından sildirecek kadar bir düşmanlıktan 37 yaşında gelen bir hidayet hikayesi. ... Kitaptan seçkiler Dedi ki... dedi, sen namaz kılıyormuşsun”. “Evet”, dedim, “Allah kabul ederse... kılıyorum”. Bu defa gözleri daha bir hayretle açılarak, “Salim, sen ne dediğinin farkında mısın? Yani sen şu okulları bitir, bilmem nerelere başkan ol, başarılı bir iş adamı olarak dünyayı dolaş sonra da bizim cahil köylüler gibi namaz kıl... Hayır inanmiyorum, lütfen bana açıkla, nasıl olabilir böyle bir şey”, dedi. Ben de, “Bak arkadaşım, aslında her şey kendime 'biz bu dünyaya niçin geldik' sorusunu sormamla başladı. Cevabını bulamayınca, o her şeye bir cevabı olan çevremdeki doktor, mühendis, iş adamı olan arkadaşlara sordum. Kimisi, yiyip içip sefa sürmeye; kimisi, çocuk yapmaya; kimisi de, abi böyle gelmiş böyle gidiyor çok para kazanıp üsttekilerden olmaya, gibi saçma sapan cevaplar verdiler. Bunlarla tatmin olmayıp daha da derinine düşünürken Allah, bana birinin vesilesiyle bir meal göndertti, ben de okumaya başladım. Ve gördüm ki..." dememle birlikte arkadaşım ayağa kalkıp eliyle bana dur işareti yaparak sözümü kesti. "Tamam, Salim bana başka şey anlatma yoksa aklım karışır da, Allah korusun, ben de senin gibi olurum”, dedi." s.26 "Benim için artık düşünme zamanıydı. Biz dünyaya nereden geldik, ne için geldik, madem ölümlüyüz hayatı nede bu kadar ciddiye alıyoruz. Ve madem ölümlüyüz otlarda veya hayvanlardan farkımız ne? Eğer ottan hayvandan üstünsek, ki öyleyiz o halde bizler nasıl onların ölüp gitti gibi ölüp yok oluruz... ve buna benzer onlarca
‘Ol’ Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Hayy Kitap · 2020172 okunma
Savaşsız bir dünya
8/10
·472 syf.··
2025 27. kitabı
Üç büyük seinenden olan Vinland Saga kitabının konusu: Vinland Saga, Yukımura Makoto tarafından yazılan ve resimlenen bir Japon manga serisidir. Babası Thors'tan intikam almak için Askeladd'ın paralı asker grubuna katılan genç savaşçı Thorfinn'in hayatını anlatıyor. Gelelim incelemeye: yukarıda bahsedildiği gibi babasının ölümünden intikam almak için, paralı asker gurubuna katılan thorfinn yaşanan bazı durumlardan sonra intikam arayaşını bırakarak, köle hayatı yaşıyor. Evet, bildiğiniz şu köle satan tüccarlar onu buluyor, hop diye alıp satıyorlar. Tabii babasının intikamını almak isteyen bir çocuktan, nasıl kölelik hayatı yaşadığını siz okuyup bileceksiniz. Thorfinn kölelik hayatından sonra, özgür oluyor ve evine dönüp uzun yıllardır göremediği ailesini görüyor. E orda da yerinde durmayıp savaşsız bir Dünya yaratma hayallerini kuruyor, ve bir avuç dolusu kafile ile yollara düşüyor. Hikâye bu şekilde devam ediyor, daha fazla anlatırsam tadı kaçar. Şimdi thorfinn gerçekte yaşamış bir karakter hatta bu manga da yaşanmış tarihî olaylardan yazılmıştır -biraz değiştirilerek.- Thorfin'in kim olduğunu gidip araştırabilirsiniz, zaten çok yaşamamış hatta karısı ve çocuklarının da pek uzun bir ömrü olmamış. Neyse; Sevgili thorfinn seninle aynı düşüncelere sahip değilim ne yazık ki. Savaşsız bir Dünya yoktur. Hâlâ da süren toprak savaşları yüzünden, kaç insan topraklarından gitmek zorunda kaldı, kaç tane çocuk, kadın, yaşlı öldü. Savaşsız bir Dünyanın hayalini kurmak bana çok uzak bir hayal kalıyor. Thorfinn ve kafilesi gittiği topraklarda kızılderililer ile yaşarken bile her an savaş çıkacak gibi hissediyorsunuz. Hatta thorfinn yolculuğa çıkarken bile kılıç vs. getirilmesini yasaklamıştır -bir kişi getirdi kılıçlardan- düşmanları ile konuşarak ya da daha 'medeni' bir şekilde
Vinland Saga Omnibus, Vol. 1Makoto Yukimura · ‎Kodansha Comics · 2013310 okunma
İşkembe-i Kübra
Puan vermedi·319 syf.·
2025 364. kitabı
Tamam hemen sinirlenme sayın okur. Evet üstten kaba bir başlık... Ama neden böyle bir başlık koyduğumu ilerleyen satırlarda göreceksin. Hoş geldin. Merhabaladan bir demet. ≈)) Kitabı okuyup Atatürk'ü böyle bilmezdim diyeni mi dersin, Atatürk'ü severdim ama bu okuduklarımdan sonra... diyeni mi dersin... E tabi belli nerede ne durumda oldukları... Neyse biz incelemeye geçelim. Paylaştığım kısım sadece bir bölümüne verilen cevaptır. Tamamı için sonunda kaynak belirteceğim -ki paylaştığım kısım o kaynaktan-, dileyen oradan bakıp Kazım Karabekir Paşa'nın yazdıklarının nasıl ve neden yanlış olduğunu anlayabilir. Din ve Namus Tartışması Tarih: 10 Temmuz 1923 Yer: Ankara Tren İstasyonu Karabekir, anılarında o gün orada Atatürk'le aralarında din konusunda bir tartışma yaşandığını belirtip şunları anlatmıştır: "Mustafa Kemal Paşa, Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkûmdur. Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir olmaya mahkûmdurlar. Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi (CHP) bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz. Bu suretle kalkınma kolay ve çabuk olur. Dini ve ahlaki inkılâp yapmadan önce hiçbirşey yapmak mümkün değildir. Bunu da ancak bu prensipleri kabul edebilecek genç unsurlarla yapabiliriz." Karabekir, Atatürk'ün bu sözlerine şöyle yanıt verdiğini belirtmiştir: "Dinsiz ve ahlaksız millete bu dünyada hayat hakkı olmadığını tarih gösteriyor. Paşam, bu yeni akide bizi Bolşevikliğe götürür. Siz millet kürsüsünden haykırdınız ki, sulhtan sonra millet safları içine çekilerek bir ferdi millet gibi yaşayacağım. Halbuki şimdi halkın asla hoşuna gitmeyeceği ve benim bile derin bir uçurum görduğüm bir formülü zorla kabul ettirecek bir idare kurmaya
Paşaların KavgasıKazım Karabekir · Emre Yayınları · 2005333 okunma
Seri devam ediyor: ONIKS FIRTINA
10/10
·792 syf.··
2025 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 15:01
NO SPOILER Fırtına gibi geldi geçti... Rebecca Yarros gerçekten son zamanlarda okuduğum en içime dokunan yazar oldu. Bir epik fantastik, insanın içine ne kadar dokunabilir? Okurken aynı anda kaç duygu hissedebilirsiniz? Hayır, olmasın dediğiniz kaç şey görürsünüz heyecanla okurken? Oniks Fırtına gerçekten beklediğimden daha fazlasıydı. Beklentimi olabildiğince ortalama tutmaya çalıştım ancak kat be kat üstünde çıktı! Sırlar, yalanlar, ihanetler, savaşlar, ölümler tek tek sayfalarda sıralanırken aklımdaki tek şey bu kurgunun nereye kadar devam edebileceğiydi! Yine favori karakterlerime gelecek olursam, Tairn'i koydum birinci sıraya. Violet'tan asla vazgeçmeyişi ve kendini ona düşünceleri, görüşü dahil bütünüyle adaması gerçekten o kadar özeldi ve özel anlatılmıştı ki, okurken kendimi adeta Violet gibi hissettim... Diğer favorimse kesinlikle Violet Sorrengail'di. Her sayfada, her kitapta kendini geliştiren, o ilk günkü halinden sadece karakteri aynı kalan bu kadına bayılıyorum. Dönüştüğü hali ve gelecekte olacağı hali beni o kadar heyecanlandırıyor ki... Violet derin acılar yaşarken de kesinlikle ne bir abartma, ne de az benzetme okudum. Her şey hem o kadar dozunda, hem de o kadar dengesiz ilerledi ki; bir süre sonra kitabı pat diye kapattım çünkü zihnim, okuduklarımın hızına asla yetişemiyordu. Son olarak da Dain Aetos... Harika bir gelişim gösterdin. Sorrengail'e yardımların ve Riorson'a elinden geldiğince müdahale etmediğin için harika bir adam olma yolunda ilerliyorsun. Babana benzemediğin için teşekkürler! Oniks Fırtına, şuan serinin yayımlanan son kitabı ve kesinlikle zirvesi. Yarros, bir sonraki kitap için yine beklentileri yüksek tutuyor ve toplamda 5 kitap olacağını söylüyor. Umuyorum ki bu heyecan ve adrenalin katlanarak devam edecek, ancak şimdiden
Oniks FırtınaRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20251,605 okunma