1234

Yaşadığınız rüya kendi yaratıcılığınızın eseridir. Kendi ger­çeklik algılamanızdır. Bu realiteyi istediğiniz an değiştirebilirsi­ niz.
Reklam
Toplumsal rüya içinde zaten ölü gibi yaşıyoruz. Ölümün ini- siyasyonundan geçen kişi harikulade bir armağan alır: Yeniden doğuş. Ölümden sonra yine canlı olmak, yine kendimiz olmak.
Bir savaşçı farkındalığa sahiptir. Bu çok önemlidir. Savaşta olduğumuzun farkında olduğumuz için zihnimizin disipline ih­ tiyaç duyduğunun da farkında olur. Bir savaşçı kontrol etmeyi bilir. Başka bir insanı değil, ken­ di duygularını kontrol etmeyi bilir. Duygularımızı kontrol etme­ yi yitirdiğimizde duygularımızı bastırırız, duygularımızın yöne­ timi bizde olduğunda değil. Duyguların kontrolü, onları bastır­ mak anlamına gelmez. Kurban duygularını bas­ tırır, çünkü duygularını göstermekten, söylemek istediğini söy­ lemekten korkar. Savaşçı duygularını denetler ve onları doğru zamanda ifade eder.
Korku büyük boyutlara eriştiğinde, mantıksal zihin, fonksi­ yonunu yerine getirmemeye başlar ve biz bu durumu akıl has­ talığı olarak tanımlarız. Zihin çok korku dolu, yaralar çok acı verici olduğunda psikotik davranışlar başlar. Psikotik davranış­ lar, toplumsal rüya ile yapılan kontratların ani bir şekilde feshe- dilmesidir; "normal"in dayanılmaz acısından kaçmanın bir yo­ ludur.
Her gün, gün boyunca kullanacağımız zihinsel, duygusal ve fiziksel enerjiyle uyanırız. Eğer duygularımızın, enerjimizi tü­ ketmesine izin verirsek, yaşamımızı değiştirmek için ya da baş­ kalarıyla paylaşacak enerjimiz kalmaz.
Reklam