7/10
·410 syf.··
2026 11. kitabı
Uçurtma avcısı ve Bin muhteşem güneş kitaplarından sonra okuduğum 3. kitabı ve diğer eserlerine kıyasla daha kötü yazılmış. İlk okumaya başladığım zaman beni içine çekmiş ve akıcı ilerlemişti. Ancak okumaya devam ettikçe olaylar koptu ve sıkıcı gelmeye başladı. Kitap, yoksulluk içinde ve eşini kaybetmiş bir babanın kızı Peri’yi satmasıyla başlıyor. Ölen eşinden Abdullah ve Peri adında iki çocuğu var ve baba başka bir kadınla evleniyor. Peri’yi sattıktan sonraki süreçte Abdullah’la Peri’nin ayrılığı içimizi burkuyor. Başlarda beni hemen içine çekse de sonrasında farklı karakterler araya giriyor ve kopukluk oluyor. Biraz daha Abdullah’tan bahsedilmesi ve daha güzel bir son olmasını isterdim.
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202241,9bin okunma
Özet
6/10
·128 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:25
Vatan Yahut Silistre, Türk edebiyatının "Vatan Şairi" olarak anılan Namık Kemal tarafından yazılmış ve Türk tiyatro tarihinde sahnelenen ilk yerli tiyatro eseri unvanına sahip anıtsal bir yapıttır. İlk kez 1 Nisan 1873 tarihinde İstanbul'daki Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelenen oyun, seyirciler üzerinde öyle muazzam bir millî coşku ve toplumsal etki yaratmıştır ki, sarayın bu durumdan rahatsız olması üzerine Namık Kemal tutuklanarak Kıbrıs'taki Magosa Kalesi'ne sürgüne gönderilmiştir. Eser; vatan sevgisi, fedakârlık, aşk ve kahramanlık temalarını iç içe işler. Kuşatma ve Cephedeki Mücadele Oyunun kurgusu, 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında Rus ordusu tarafından kuşatılan, Tuna Nehri kıyısındaki tarihi Silistre Kalesi'nde geçer. Oyunun başkahramanı İslam Bey, vatanın tehlikeye girmesi üzerine gönüllü olarak Silistre Cephesi'ne gitmeye karar veren genç, cesur ve idealist bir Osmanlı askeridir. Giderken, birbirlerini derin bir aşkla sevdikleri Zekiye ile vedalaşır. İslam Bey'in "Vatan bizden hizmet bekler" diyerek cepheye koşması üzerine, ona olan sevgisi vatan aşkıyla birleşen Zekiye, sevgilisinden ayrılmaya dayanamaz. Kendini gizlemek adına Adem adıyla erkek kılığına girerek İslam Bey'in peşinden gönüllüler ordusuna katılır ve cepheye gider. Silistre Kalesi, düşman kuvvetlerinin ağır kuşatması ve bombardımanı altındadır. Kaleyi savunan askerlerin başında ise görev bilinci son derece yüksek olan Miralay (Albay) Sıtkı Bey bulunmaktadır. Askerler arasında, her zorluğa göğüs geren ve sürekli "Kıyamet mi kopar?" diyerek ordunun moralini yüksek tutan Abdullah Çavuş gibi sembol karakterler de yer almaktadır. Ağır kış şartlarına, açlığa ve mühimmat eksikliğine rağmen askerler kaleyi teslim etmemek için insanüstü bir azim gösterirler. Sırların Çözülmesi ve Büyük Kahramanlık Kuşatma
1000Kitap
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · İnkılâp Kitabevi · 202627,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kültürel Dil
8/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:45
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabı Bin Muhteşem Güneş, harika bir etki yaratmıştı bende. İnanılmaz çok sevmiştim. Bu kitabı da aynı beklenti ile okumaya başladım. Baştan ele alalım dersek; Kitap, harika bir dev hikayesi ile başlıyor. Her ne kadar harika olsa da romanın geneli ile çok bağlantı kuramadım. Sadece bana şu atasözü ile bağ kurabildi o da: Yeter ki sağ olsun, yel essin kokusu gelsin. Devamında ise asıl hikayeye giriş yapıyoruz. Baba, Abdullah ve küçük kız kardeşi Peri'nin doğup büyüdükleri küçük kasaba olan Şadbağ'dan yürüyerek Kabil'e gittikleri bir yolculuk ile başlıyor. Bu öyle neşe dolu bir yolculuk değil. Asla dillendirilmiyor ancak baba da Abdullah da durumdan hoşnut değil. Küçük Peri ise olayların farkında değil elbette. Yolculuk devam ederken kitabın geri kalanında da sıkça rastlayacağımız şekilde geçmişe dönük bilgiler, öyküler, aile ilişkileri, Abdullah ve Peri'nin ilişkisi, diyaloglarda devam ediyor. Mesela Peri'nin çok sevdiği köpeği gibi. İşte ilk kısım 1952 sonbaharında Kabil'de Peri'nin, şehrin zengin ve elit ailelerinden birisine evlatlık verilmesi ile başlıyor. Bu da çok dramatize edilmiyor ancak sonrasında Abdullah ve Baba'nın acılarını derinden hissedebileceğiniz cümleler yer ediniyor. Ve işte beni hazırlıksız yakalayan şeylerden birisi oluyor. Buna alışmam zaman alıyor, kitap bitti hala beni bir noktada rahatsız ediyor. Kendimi Abdullah ve Peri'nin öyküsüne o kadar odaklamıştım ki bir anda çocukların üvey dayısı Nebi'nin -aynı zamanda Peri'nin evlatlık verildiği ailenin aşçısı ve şoförü- hayat hikayesini ya da çocukların üvey annelerinin çocukluktan beri gelen hayat hikayesini, sonrasında Peri'nin onu evlat edinen, muhtemelen mental sağlık sorunları yaşayan -nitekim sonrasında intihar eden- annenin öyküsünü, bu arada Nila'nın
1000Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202241,9bin okunma
Cennetin Doğusu
9/10
·644 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:36
CENNETİN DOĞUSU _____________________________________ Amerika’da Savaş,Salinas Vadisinde Entrika Adam Trask’in gönlünde günahsız bir dünya… Cennetin doğusu cennete en uzak noktaydı. Adam Trask vatan savaş çemberinde,memleketi günah bataklığındayken bir günahsız kendisi kalsın diye uğraşan bir asker evladıydı… Adam Trask’in hayatında imtihanını taşımadığı hiç kimse yoktu. O baba olurken de evlat olurken de eş olurken de bedel ödemek zorundaydı… Salinas Vadisi çok uzaktı cennete… Ve her şeyin farkında olmasına rağmen cennet gözlerine çok uzak görünmüyordu. Kendinden eminliği perdeydi gözlerinde. İkiz evlatları ve anneleriyle bağı tahmin edilenin çok dışında ve gayr-ı meşruluğundaydı. Adam Trask vatanını mı,ailesini mi, yoksa Salinas vadisini mi düşünmeliydi… Bu iklimde her şeyi doğru yapmak bir çok şeyi yanlış yapmaktı… Cennetin Doğusu,Cehennemin Batısına eş düşse de İmtihanında herkesin yanlış yolu tercih ettiği bir iklimde; Adam Trask bu hikayenin tek masuydu… (Abdullah Talha Altuntaş) John SteinbeckJohn Steinbeck Cennetin DoğusuCennetin Doğusu Abdullah Talha AltuntaşAbdullah Talha Altuntaş
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,4bin okunma
8/10
·204 syf.·
2026 12. kitabı
Yazar öncelikle new age akımları sosyoloji ve inanç bağlamında kısaca bölüm bölüm anlatıyor. Daha sonra ise Kuran ile karşılaştırmalı bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Günümüzde oldukça çoğalan bu akımları anlamak ve tanımak için yararlı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yeni Dini Akımların Temel Görüşleri ve İslamAbdullah Sevgi · Madve Yayınları · 20123 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Mö.587 Babilliler tarafından tapınak yerle bir edildi ve Yahudiler 50 yıl sürgün yediler. Pers kralı keyhüsrev Babil devletini yıkınca Yahudilere geri dönme izni verdi ve tapınağı yapmalarında yardım etti. Bölge büyük İskender ile Makedonya hakimiyetine sonra mısır ile Helen krallığı seleukasların eline geçti. IV.Antiochus Epifanus mabede yunan ilahlarını koyarak tapmaya zorladı Makkabi isyanı çıktı Haşmonaim sülalesi egemen oldu. Roma hakim olunca Yahudi kralı Herod mabedi genişletti fakat Roma Ordusu Titus tarafından tapınak yıkıldı. asıl felaket roma imp. Hadrianus zamanında yaşandı Bar Kohba’nın çıkardığı isyana kızan Hadrianus tarafından izi kalmayacak şekilde yok edildi ve Judea olan bölgenin ismi Palestin (Filistin ) konuldu. Kudüs’teki bilinen ilk Türk 766-809 yılları arasında halifelik yapan Harun Reşit’in hanımı Sogdlu Türk Maride İlk Türk yönetici 838-841 Abbasi orduları komutanlığını yapan Fergana Türk hükümdarları soyundan Hayder Bin Kavus 878 Tolunoğullarına bağlandığında valiler Türk’tü 1095 Clermont konsili papa urbanus Bizans imp Alexios elçileri ile bir araya gelir ve İstanbul’da haçlı ordusu toplanır 15 ağustos 1096 Meryem’in göğe yükseldiği tarihte İstanbul’dan hareket ederler. Bu arada önemli nokta iki kilise birbirini aforoz etmesine rağmen ortak karar almıştır. Theodor herzl II Abdülhamid’den Kudüs’ü Yahudilere toprak satılmasını istemiş Abdülhamid bunu engellemiştir. Zaten tahttan indirilmesinde sebataycılar ve yahudilerin payı büyüktür. 1189 III. Haçlı seferi ve yenilen İngiltere kralı aslan yürekli Richard gelişini kasteden İngiliz işgal orduları komutanı Edmund Allenby 11 aralık 1917 yılında Selâhaddin Eyyubi’nin mezarını tekmeleyerek kalk Selâhaddin yine biz geldik ( Haçlı Zihniyeti ) demiştir. Bu kin ve bitmeyen nefret hala devam
Kudüs'ün Gizemli TarihiPelin Çift · Destek Yayınları · 20161,424 okunma