Abdullah Çatlı bunu beğendi.
Stern Dergisi bu olayı aktardıktan sonra Federal Alman polis yetkililerinden Erich Strass’ın şu ilginç açıklamasına yer vermektedir: - Aşırı sağcı Türkler’in de uyuşturucu madde ticaretine karıştıklarını kanıtlayan belgeler elimizdedir...
Sayfa 115 - um:ag yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
ÇATLI
Abdullah ÇATLI, KÜR ŞAD gibi yaşıyor, KÜR ŞAD gibi ölüyordu...
Sayfa 227·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Maltepe Cezaevi kadrosunda Ülkücü militanlardan Abdullah Çatlı'nın grubuna bağlı askerler görev yapmaktaydı. Ağca bu cezaevinde 6 ay kaldıktan sonra, 23 Kasım 1979 günü kaçırıldı. Ağca'ya asker kıyafeti giydirilmiş ve anılan gruptan olan bir erin nezaretinde bütün kontrol noktalarından geçirilmişti. Ağca da Abdullah Çatlı'nın grubuna bağlıydı ve bu grubun üyeleri tarafından kısa süre sıkıyönetim koşullarındaki Türkiye'de saklandıktan sonra, kendisine sağlanan bir sahte kimlik ve pasaportla yurtdışına kaçtı. Ağca'nın ve suç ortağı oldukları sanılan diğer üç kişinin (Oral Çelik, Abdullah Çatlı ve Ömer Ay) pasaportları Nevşehir Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlenmişti. İlginç bir biçimde bu olay açığa çıktıktan kısa bir süre sonra bu Emniyet Müdürlüğü'nün pasaport bürosunda yangın çıktı ve bütün belgeler imha oldu. O sıralarda pasaport bürosunda görevli polis memuru ise, daha sonra Susurluk ve Ergenekon olaylarında adı öne çıkacak olan İbrahim Şahin'di. Kaçtıktan yedi ay sonra Ağca, 13 Mayıs 1982 günü Roma'da Papa 11. Jean Paul'e suikast girişiminde bulundu ve yakalanarak İtalya'da cezaevine konuldu.
Sayfa 301·Kitabı okudu
8 Ekim 1978 akşamı, Ülkücü militanlar Ankara Bahçelievler'de Türkiye İşçi Partisi üyesi 7 gencin oturduğu evi bastılar ve hepsini öldürdüler. Cinayete adı karışanlar arasında, daha sonra adları çeşitli olaylar vesilesiyle sıklıkla kamuoyunun önüne gelecek olan Abdullah Çatlı, Ünal Osmanağaoğlu, Bünyamin Adanalı ve Haluk Kırcı da bulunuyordu. Katliam emrini veren Abdullah Çatlı'ydı.
Sayfa 297·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Çatlı ve arkadaşları sahte döviz ve sahte lira basanlarla ilişkiye geçerek piyasaya sürmeye de başlamışlardı. Abdullah Çatlı’nın “piyasaya sürdüğü” bir başka tehlikeli madde daha vardı: 16 Mart ve Kahramanmaraş katliamlarında kullanılan TNT (dinamit) patlayıcıları…
Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Babam Abdullah Çatlı’nın ülküsündeki milliyetçilik, Türkçü bir anlayışa sahip olsa da, bu insanları bölüp bölüştüren bir duruş değildi. O, İslamcı çizgisinden de hiçbir zaman taviz vermemişti ama, yine tekrar ediyorum insanları bölüp bölüştüren bir duruş değildi. Türkler ve ırkçılık, ateş ile su gibiydi. Türkler asla ırkçı olmamışlardı.
Sayfa 212·Kitabı okudu