Sessiz

8/10
·268 syf.·
2018 10. kitabı
Merhaba,hayırlı Ramazanlar. Bir insan bir kitaba aşık olabilir mi? Cidden ben oldum. Yine her cümlesinin altını kazıya kazıya çizdiğim bir roman oldu, diğer Sabahattin Ali eserlerinde olduğu gibi. Hani kurmak istediğiniz cümlelerin aynısını bir başkasından duymak gibi Sabahattin Ali okumak.  Ömer, Macide ve Bedri ekseninde dönen buruk bir aşk hikayesi. Felsefe öğrencisi olan Ömer'in maymuniştahlılığı, kabalığı, düşüncesizliğinin yanında kendisini bilgisiz, cahil olarak nitelendiren Macide'nin kendine aydın diyen diğer insanların arasındaki onurlu duruşu. Sabahattin Ali, sanatla geçinen insanların aymazlığını, kendine aydın diyen insanların aslında karanlığın içinde kayboluşunu ve insanın o bencil, umursamaz doğasını muhteşem tasvirlerle anlatmış. Her eseri benim için altın niteliğinde, abartıyor olabilirim ama benim için yeri hep ayrı yazarlardan biri. Bir kere daha saygıyla anıyorum.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Reklam
9/10
·484 syf.·
2018 9. kitabı
Öncelikle selamlar. "Coğrafya kaderdir." demiş İbn-i Haldun. İşte Serenad bu kaderin üzerine döşenmiş notaların, tarihi gerçeklerin üzerine örülmüş duyguların hikayesi... Ayşe, Semahat, Mari ve Maya Duran. İsme gerek yoktu elbet, onların tek bir ismi vardı. Onlar farklı zamanlarda coğrafyanın kaderine ortak olan KADIN'lardı. Yıllar unutturabilir miydi geçmişi, geçen zaman değiştirebilir miydi acıyı ya da acı olgunlaştırır mıydı bir insanı? "Fyodor Dostoyevski, insanın ancak acı çekerek olgunlaşacağını söyler." Her şey Profesör Maximilian Wagner'in bu sözüyle başlamıştı. 59 yıl geçmişti aradan. 59 yıl sonra tekrar geçiyordu Max geçmişinin o hüzün dolu sokaklarından. Aralanıyordu geçmişindeki sis perdeleri ve ortaya insanın içine işleyen notalar çıkıyordu birer birer... Zamanın savurduğu hayatlara ortak ediyordu Zülfü Livaneli bu kitabıyla okuyucuyu. Bazen bir annenin, bir eşin, bir arkadaşın kısacası bir kadının yaşam mücadelesine, ayakta durmak için verdiği savaşlara tanıklık ederken, bazen yürek burkan bir aşk hikayesiyle karşılaşıyordu okuyucu. Bazense eli kanlı iktidarlarla, din, mezhep, ırk gibi sebeplerle öldürülmüş olan milyonlarca masum insanın cesetleriyle dolu tarihe ışık tutuyordu okuyucu Livaneli'yle birlikte. Bu kitap sonun başlangıcıydı. Serenad kitabında bir son yoktu. Max bu kitabın sonunda bir Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğarak, 59 yıl sonra huzura kavuşuyordu. "Dinimi soran olmayacaktı bana. Olur da birisi merak ederse cevabım hazırdı: Müslüman, Yahudi ve Katolik; kısacası İNSAN."
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
Palyaço/Turgut Uyar
... ben bazen eksilirim biraz aslında hepimiz eksilirmişiz biraz bunu sonradan öğrendim ben aslında her şeyi sonradan öğrendim herkes herkesi sonradan öğrenirmiş bunu da sonradan öğrendim ...
Palyaço/Turgut Uyar
... biraz birazdım her şeyden dün biraz sinirlenmiştim mesela yarın bir kadını seveceğim biraz biraz biraz kör oldum bugünlerde ... eksilmesin hiçbir şey hiçbir şeyden dahi olsa kalsın biraz ...
CANIM ALİYE,RUHUM FİLİZ
İnsan başkalarına yardım ettiği,başkalarını sevdiği kadar yükselir.Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir.Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.Başka bir insanı bahtiyar edebilmek,kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.Bugün böyle düşünenlere saf,hatta enayi derler.Fakat ne derseler desinler,biz kalbimizi ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız.
Edebiyat