Kitap elimde çürüdü ama bitirmeyi başardım. Yani ne demem gerekiyor bilmiyorum. Gereksiz uzun geldi desem gelmedi gibi de. Kötü desem değil. İyi desem değil.
Bir türlü öğrenemediğimiz bir ihanet mevzusu var. Sırf onun merakından devam kitaplarını da okuyacağım. Sanırım kitap dark romance türünde yazılmış çok bir bilgim yok o konu da. Ama aşırı mantıksız bulduğum bir tür. Yazılmaması ve yapılmaması gerekilen şeyleri bu tür adı altında normalleştiriyorlar gibi. Neyse.
Meira karakterinin kendi hayatını unutmamış versiyonu o kadar sinir bozucu ki hani Uygar ne buldun abimm sen. Unutmuş hali daha iyi bu kızın. Kitabın sonunda olan olaya da aşırı sinir oldum. Uygar kesin o adamı da öldürmüştü zaten Meira isim verseydin de bu dertten kurtulsaydık. Neyse zaten Uygar bulur onu. Benim Uygar'a karşı olan güven seviyem.
Aşk falan filan istiyorsanız okumayın. Kitapta nefret var. Arada kaos var. Seversiniz belki.
John Steinbeck'in kaleme aldığı Fareler ve İnsanlar, insanların hayatta kalma mücadelesini, dostluklarını ve hayallerini derin bir incelikle anlatan etkileyici bir yapıt. Bu kitapta her bir karakterin kendine has umutları, hayalleri ve korkuları üzerinden insan ruhunun çarpıcı yönleri gözler önüne seriliyor. Hikaye basit gibi görünse de, yazarın detaylı anlatımı ve güçlü kurgusuyla duygusal olarak derin bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
Kitabı okurken, özellikle de karakterler arasındaki ilişkileri gözlemlediğimde, aklıma sürekli olarak Mustafa Altındağ ve Yetkin Dikinciler'in başrollerini paylaştığı "Abimm" filmi geldi. Hem filmdeki hem de kitapta anlatılan dostluk, karşılıklı bağımlılık ve gerçeklerle yüzleşme temaları oldukça benzer. Tıpkı "Abimm" gibi, Fareler ve İnsanlar da insan ilişkilerine dair güçlü bir mesaj veriyor; dostluk ve hayal kırıklıkları insanın hayatını nasıl şekillendirebilir? Kitap bu sorunun peşinden giderken, okuru derin düşüncelere sürüklüyor.
Steinbeck’in kalemi gerçekten akıcı; kitabı elinize aldığınızda sayfalar su gibi akıp gidiyor. Karakterler o kadar canlı ki, kendinizi onların yanında, hikayenin içinde buluyorsunuz. Kitabın kısa olmasına rağmen içindeki anlam yükü çok fazla; bu yüzden bir solukta bitiriyorsunuz ama bıraktığı etki uzun süre hafızanızda kalıyor.
Sonuç olarak, Fareler ve İnsanlar edebi olarak tatmin edici, düşündürücü ve duygu yüklü bir eser. Eğer insan ilişkilerini, hayalleri ve hayal kırıklıklarını ele alan samimi bir hikaye arıyorsanız, Steinbeck’in bu klasik eseri tam size göre.
Dave Pelzer .
Tek ortak noktamızın , yaşadığımız evlerde ki aç bırakılma konumuz .
Bende abim ve yengemde kalırken senin hikayene benzer olaylar yaşadım ,
Babanın senin için nasıl çaba gösteriyorsa abim de benim için gösterirdi , bahane arıyor , alttan al deyip dururdu .
Abimm evdeyken melek gibi davranır , abim yokken de beni kapıda bir 10 dk bekletirdi .
Eve misafir gelince normal insan gibi davranırken , kimse yokken hayvan muamelesi yapardı .
Yaklaşık 1 ay kadar abimin evinde bir lokma bir şey yemedim ve bir yudum şey içmedim .
Yediğim sadece iş yerinde ki öğlen yemeğiydi , onu da yoğunluktan ağız tadıyla bile yiyemezdim .
Aybaşı olduğum bir gecemi hatırlıyorum , odasına gidip dolaptan bir ped almaya korktuğum geceyi , 1 damla kan bulaşmasın yatağa diye tüm gece uyuyamamıştım korkudan ,
Sabaha doğru odaya yavaştan girip gün içinde giyeceğim 2 parça bir şey aldım ve sezdirmeden odadan yavaşça çıktığımi hatırlıyorum.
O gün çarşıya inip bir kozmetikten ihtiyacım olan şeyi aldım ve köprü altında ki belediyeye ait abdesthaneye gidip üstümü degiştim .
Buna benzer yaşadığım nice gecelerim oldu ,
20 yaşında bir genç kız olarak hayatın korkunç yüzüyle taa o zaman tanıştım .
Benim yüzümden abimle her gece kavgalar ettiğinin, komşuların aile apartmanın wp grubuna gönderdiği ikaz mesajlarını hiç saymıyorum bile .
Bağırışlari duymamak için kulaklığımı takıp son ses müzik dinlerdim , ağlardım çoğu zaman, tülbentimi ağzıma koyar hıçkırıklarım duyulmasın diye kendimi yer bitirirdim .
Çoğu zaman gece açlıktan uyuyamadım , hatta çalıştığım klinikten 3 5 aldığım kuruşla Bim'den aldığım balık krakerkerle açlığımi bastırırdım.
Oncaa şey yaşadın , neden ev tutmadın diye sorabilirsiniz,
4 bin alıyordum o zamanlar .
Abimm yokken çoğu zaman halam ve teyzemde kalmak için bahaneler
Sevgili Miraç abimm. Öncelik bu güzel kitabı bize sunduğun için sana teşekkür etmek istiyorum. İmzanız içinde ayreten teşekkür etmek istiyorum. Her kitabınız gibi bu da çok güzel bir kitaptı. Okurken o kadar çok keyif aldım ki, bunu anlatmak için kelimeler yetmez. Çok teşekkür ediyoruz...
Okuduğum güzel kitaplar arasına girebilecek bir kitap bu kitabı okurken önceden seyrettiğim " abimm " filmini andıran bir eser. İnsanı o zaman ki küçük ama etkili bir ânı yaşatıyor.
Hikaye yazıyorum ayağına hayatını anlatıyorsun. Bu okuduğum üçüncü hikaye kitabın. Sabiş benim de annem artık, Hülya yengem, Yağmur benim ablam oldu. Ne zaman nüfusuna alırsın beni? İyi ki varsın abimm.