elif

elif
@ablogger
Öğrenci
Öğrenci
28 Nisan 2003
16 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
@ablogger·
·
sabitlendi
“ Nöral açıdan bakıldığında kim olduğunuz,nerede bulunmuş ve neler yapmış olduğunuza bağlıdır „
İnsan ve Toplum
Reklam
Puan vermedi·304 syf.··
2025 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 20:07
David Eagleman zaten... Beyin kitabıyla tanımıştım kendisini. Ve diğer kitaplarına da yöneldim. Yazar kitapta "Beyin bir yandan dünyayı öngörerek enerjiden tasarruf etmeye çalışır,bir yandan da şaşırmayla gelen sarhoşluk duygusunu arar, şaşırmak doyurucudur." Bu yüzden şaşırdığımız şeylerin,bilimsel bir bilgiden daha çok akılda kalmasını da açıklıyor. Ve sanki bunu baz alarak yazılmış gibi okuru da şaşırtacak bir çok örnek kullanmış. Nörobilimci de olduğu için beyin kitabinın yani sıra, bu kitapta da beyinle yaratıcılık olgusunun bağlantısını, zihnin bu süreçte nasıl işlediğini ,hangi yolları izlediğini, (bükme,parçalama, harmanlama)yaratici düşünebilme becerisini nasil oluşturabilceğimizi ve geliştirebilceğimizi, bir şirketin hayatta kalabilmesi için nelere önem vermesi gerektiğini, geçmişte ve şu an hala devam eden keşiflerle ,deneylerle profesyonelce ve kaynaklara ve çalışmalara dayanarak örneklendirmiş. Kitabın en güzel yönü bu. Beyin kitabında da bu şekilde onlarca örnek vardı. Ve bu sayede sadece bilimsel bir makale okuyormuş gibi hissetmiyorsunuz, olayı bağdaştırıp neden sonuç kuruyorsunuz. Kitapta Einstein,Beethoven,Mozart, Picasso gibi dahilerden de bahsedilmiş. Yapılan ilginç birkaç keşif ve deneyden alıntılarımda bahsetmeye çalıştım. Her kitleye hitap etmesi bir yana özellikle çeşitli projelerle çalışan mühendis adaylarına ve mühendislere,bir CEO'ya veya bir şirket çalışanına, bir biyologa,sanatsal anlamda bir ressama ,bir yazara bir şarkıcıya,bir moda tasarımcısına da katkıda bulunacağını düşünüyorum.
Bilim
Yaratıcı TürDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20191,056 okunma
"Büyükkanne ve büyükbabalarımız gençken , kütüphanelerinin buluttaki sıfır ve birlere buharlaşacağını kan dolaşımlarına yeni genler enjekte edilerek tedavi olabileceklerini ya da dünyanın hangi köşesinde olurlarsa olsunlar,ceplerinde uzay uydularından gelen sinyaller aracılığıyla vızıldayan küçük dikdörtgenlerle dolaşacaklarını düşünmemişlerdi.. Tıpkı onlar gibi bizim de çocuklarımızın yıllar sonra kendi sürücüsüz arabalarına sahip olabileceklerini kurgulamamız kolay değil : Altı yaşındaki çocuğunuz okula kendi kendine gidiyor. Onu arabaya yerleştirip el sallıyorsunuz, o kadar.Bu arada, acil durumda kendi sürücüsüz arabanız da bir ambulansa dönüşebiliyor.Kalbiniz düzensiz atmaya başlarsa arabadaki yerleşik biyolojik izleme aygıtı algılayıp sizi hastaneye yönlendirebiliyor. Ayrıca arabadaki tek kişi de olmayabilirsiniz. Sürücüz bir araba sizi bir yerden alabilir ve siz bir sonraki hedefinize yol alırken kendinize bir manikür-pedikür ya da diş randevusu alabilirsiniz. Ve işyerleri de tümüyle mobil olabilir.Bir araba, sürücüsüz olarak tam anlamıyla işlev gördükten sonra ,ne öne bakan koltuklara ne de direksiyona gerek olacaktır. Pekala koltuğu, kanepesi olan bir oturma odasına da benzeyebilir,bir jakuziye de. Ancak bizler, dünyamızın çok az değiştiğini varsaydığımızdan boru hattından neyin düşeceğini öngörmemiz genellikle zordur "
Sayfa 249·Kitabı okudu
"Yakın bir geçmişte, uzay çalışmaları yürüten uluslararası Breakthrough Starshot proje ekibi , en yakınımızdaki yıldız Alpha Centauri'ye bir uzay aracı gönderme planını duyurdu. "Uzay aracı " deyince, hepimizin aklına fırlatma rampasına tünemiş Apollo 13 gibi bir roket gelmiştir. Ama o büyüklükteki bir araç öyle bir yolculuğu ancak on binlerce yılda tamamlayabilecek,yoldaki tek bir arıza da bütün projeyi başarısızlığa mahkum edecektir. Ekip,bu nedenle alternatif bir plan ortaya çıkardı.Buna göre dev uzay aracı yerine, her biri kredi kartı büyüklüğündeki sondalar ve küçücük bir yelkenle donatılmış nano-araçlardan oluşan bir donanma fırlatılacak. Dünya'daki dev lazerler bu araçlara itki verecek,onları ışık hızının beşte birine ivmelendirecek. Bir balık sürüsündeki her balık yolculuktan nasıl sağ çıkmazsa bütün nano-araçlar da yolculuğu atlatamayacaklar ; ancak Alpha Centauri'den veri ışınlamaya yetecek sayıda aracın,yıldıza ulaşması umuluyor."
Sayfa 244·Kitabı okudu
"Beyinlerimiz, monoton ve öngörülebilen olanla çarpışmamız için bizi durmaksızın kışkırtır ve bildiklerimiz ile yeni olan arasında denge kurar. Türümüzü can sıkıntısı ve statükodan sürekli olarak uzağa iten, budur. Rutini kesintiye uğratma dürtüsü, yaratıcılığın temelidir."
Sayfa 244·Kitabı okudu
Reklam