neslihan

neslihan
ayağımda kâinât tozu... gözümde hayâller. (kendime notlarım kimseyi bağlamaz.) . Dinler Tarihi, Mitoloji, Sanat, Resim, Edebiyat
neslihan bir yorumu yanıtladı.
》 Lisân, duada vâsıtadır. Dil, âlem-i halktandır, dolayısıyla bir aracı yani vâsıta konumundadır. • Dil vâsıtalı, kalp vâsıtasızdır. • Arada vâsıta bulunan duâ, serîu'l-husûl değildir, yani bazen müstecâb olur bazen müstecâb olmaz. • Lisân-i hâl, yani kalp ile yapılan her dua serîu'l-husûl olup cümlesi müstecâb olur. "O size istediğiniz her şeyden verdi." âyeti buna işâret eder. • Dil, âlem-i hakikatten olmadığı için, isterken mümkün olanı istediği gibi mümtenî olanı da ister; çünkü "kâl" yani dil ile söylemek, "hâl"den yani kalp ile söylemekten haberdâr değildir. • Kalp ise mümtenî olanı istemez, ya da bizim anlayacağımız bir ifadeyle, "kalp neyi istemesi ve neyi istememesi gerektiğini bilir." Dil ise ölçüp biçmeden her şeyi ister. . . İsmâil Hakkı Bursevî Hazretlerinin kitabında osmanlıcayla anlattığı bir meseleyi, ben biraz türkçeleştirip özetleyerek anlattım.
1000Kitap
Burada bahsi geçen kalp sol yanımızdaki et parçası mı yoksa zikri hafîde nurun geldiği düşünülen kalp mi
neslihan bir yorumu yanıtladı.
zuhûrun şiddetini görüyor musun?
1000Kitap
Neyin zuhûru ? Diye soran olur
somuttan yola çıkıp soyutu tarif etmek diyelim. herkesin kendi algısına göre değişir.
neslihan bir yorumu yanıtladı.
》 Halkın sıkıntısı her zaman üç şeyden olmuştur: • Zamânından önce isterler. • Kısmetten fazlasını isterler. • Başkalarının olanı kendilerinin olsun isterler. Senin rızkın başkalarınınkinden ayrı olduğuna göre, çektiğin bu boş sıkıntı nedendir? 《 Hâce Abdullah-i Ensârî 》
Alıntı
Molla Cami’nin Nefahat’tında sıkça geçen Şeyhü’l-İslam Herevi (rh) ile aynı zat mı?
Evet o zât. Çok sevdiğim mübâreklerden biri. Kendine has özel bir tarzı var.
neslihan bir yorumu yanıtladı.
İran!
Bu işin içindeki herkes birbirinden sahtekar! İran hiçbir zaman İslam devleti olmadı, şeriat devleti de olmadı. Orada geçerli olan inanç Şii-Şia olarak isimlendirilir ve İslam'a göre sapkındır. İran'da yürürlükte olan şey, pers milliyetçiliği ve zerdüşt-mecusi inançları kalıntılarının karışımından ortaya çıkan bir çeşit siyasi oluşum. Öteden beri İslam'ı buna bir maske olarak kullanırlar ve hakiki İslam'ı değil, uydurduklarını yaşarlar. Dolayısıyla şeriata ve İslam'a dil uzatmak isteyenlerin İran'ı ve orada yaşananları bahane olarak kullanmaları katmerli cahilliktir. Temelde sataştıkları İran ile kendileri arasında hiçbir fark yok, her iki kesim de şekillendirilmiş ideolojilerdir ve bilerek veya bilmeyerek kendilerine empoze edilmiş ideolojilerin hamallığını yapmaktadırlar. Mesele şu ki, gemileri su alan batılı emperyalistlerin yeni balon baharlara ihtiyacı var! Yoksa her iki taraf al birini vur ötekine kıvamında. Ne bir tarafın başörtüsü umurunda, ne de diğer tarafın özgürlük umurunda. Söylenecek çok şey var ama kime neye! Tüm zihinler parsellenmiş, anlayana denk gelmek kibrit-i ahmer.
neslihan
neslihan
1000Kitap
Güzel bir yazı kaleme almışsınız tebrikler🎉🎊
Teşekkür ederim