neslihan

neslihan
ayağımda kâinât tozu... gözümde hayâller. (kendime notlarım kimseyi bağlamaz.) . Dinler Tarihi, Mitoloji, Sanat, Resim, Edebiyat
…Sühreverdî, Yûsuf kıssasını anlattıktan sonra aşk üzerine şunları söyler: “Aşk âlemi, marifet ve muhabbet âleminin son noktası olduğu gibi, aşkın aslı da gerçek bilgelerin ve ilahî filozofların düşüncelerinin ulaştığı son menzildir. Aşk, yaratılan hiçbir mahlukla birlikte değildir. Âşık olmak, kavuşma isteğinden başka bir şey değildir. Ve aşk, kalp habbesine bağlı dimdik bir ağaç olup melekût arazisinde yeşerir.” “Şimdi sen o basit ve yalancı heveslerine aşk diyorsun öyle mi? O sahtekar kalbini çıkarıp köpeklere atsan onlar bile dönüp o et parçasına bakmazlar.”
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
yokluk varlığa aşıktır. tohum ağaca, hayat ölüme aşıktır. herkes ve her şey akışında yüzer, bilerek veya bilmeyerek.
1000Kitap
• Hakikat yolunun yolcuları iki kısımdır: Âlimler ve ârifler. Âlimler kalplerini bulmuş ve ârifler kalplerini kaybetmişlerdir. • Başlangıçta kalp olmalıdır ki, kalpsiz yol gidilmez. Yolun sonunda kalp ile kalmak ise ikiliktir ve ikilik Hak'tan uzaklıktır. Hace Abdullah-ı Ensari
Din
Ya zamanın boynuna bir zincir vur, Ya zamânenin serkeşliğine bir çare bul! Ebû’l-Hayr
Edebiyat
Ey Aziz! Yaratanın aşkından mı yoksa yaratılanın aşkından mı bahsedeyim bilmiyorum. Aşklar üç kısma ayrılır, fakat her aşkın muhtelif dereceleri vardır. Bunlar "küçük aşk (aşk-ı sağîr), "büyük aşk" (aşk-ı kebîr) ve orta aşktır (aşk-ı miyâne). Bizim Allah'a olan aşkımız küçük, Allah'ın kullarına olan aşkı ise büyüktür. Aşk-ı miyâne denilen "orta aşk" hakkında çok dar bir anlayışa sâhip olduğumuzdan, bu konuda geniş bilgi vermeyeceğim. Ancak bu konuya işâretle de olsa kısaca değinilecektir. • Alıntı buraya kadar, bundan sonrası benden bir dipnot: İsmail Hakkı Bursevî'nin bir eserinde okuduğuma göre, Allah için "âşıklık" ve "aşk" sıfatı kullanılmaz, Allah için sevgi ifadesi sıfatları olarak "hubb" kökeninden gelen "habîb ve mahbûb" kullanılır. Bunun sebebi de, "aşk" kavramı içerisinde aşırılık manasının da olmasıdır, fakat (münezzehlik gereği) Allah'ta aşırılık yoktur, Allah'ın sevgisinde her şey denge ve orta yol, yani itidal ile ifade edilir; bunun karşılığı da "hubb" kelimesidir. Nitekim ayette de "Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever." (Mâide,54) "hubb" kökeninden gelen fiiller vardır. Burada "aşk" ifadesinin geçmesi, muhtemeldir ki çevirmenin yanlış tercümesidir. .
Sayfa 82·Kitabı okudu
Din