10/10
·472 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 22:00
Ayfer Tunç ile tam bir sene önce tanıştım, sosyal medyada görünce içinde Karadeniz ihtimali geçtiği; tahmin ettiğiniz o muhteşem eseri de alarak, bütün kitapları toplayıp eve geldiğimizde, eşim yazar böyle sevilmez, kitap böyle okunmaz dedi. Bu arada hala bir kitap eksik. “Annemin Uyurgezer Geceleri” gelecek hissediyorum neyse böylece başladım. Eşim haklıydı daha tek kitabı okumadan almıştım. Ama biliyordum bu yazarda bir şey vardı. Derken zaten açılış kitabım beni benden aldı. Her kitapta aynı tadı aldım mı hayır ama kapak kızı ve yeşil peri gecesi; eğer içten içe acı çektiğinizi ya da huzursuz olduğunuzu hissediyorsanız. Okurken ikiye üçe katlanacak. Karnınız ağıravak haksızlıklar karşısında. Okurken sıkça ne kadar da günümüze benzer dediğim çokça cümle çokça an oldu. Yeşil Peri Gecesi, içime işlesin diyeceğiniz bir eser. Absent sevmem, ama bir kitabın ismine bu kadar yakışırdı yeşil peri gecesi. Çokça şükrederek okudum. Aman beni etkilemez tırıvırısı yapamam. Gayet de etkiledi. İliklerime kadar üzülerek okudum :)
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202011,7bin okunma
Achilles atla artık
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
272 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 21:25
Achilles, Achilles, Achilles, jump now You are absent of cause or excuse So self-indulgent and self-referential No audience could ever want you You crave the applause yet hate the attention Then miss it, your act is a ruse It is empty, Achilles, so end it all now It's a pointless resistance for you Ah canım Patroklos'um. Sen böyle düşünmüyorsun belki ama Akhillus seni hiç hak etmedi...
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·192 syf.··
2025 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 01:15
Modernliğin Sonuçları, çağdaş sosyologlardan Anthony Giddens’ ın modernliğin kültürel ve epistemolojik vurgularını içeren kurumsal bir analizidir. Giddens bu eserle, postmodern bir döneme girildiğini iddia eden düşünürlere modernizmin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. Bir modernizm ve postmodernizm karşılaştırması olan eserde modernliğin süreksizlikleri, güven ve risk taşıyan yanları, ütopyacı gerçeklik, soyut sistemler ve mahremiyetin dönüşümü konuları işlenmiştir. Giddens’ ın modern toplumların geleneksel toplumlardan ayrılması gerektiği yönündeki düşüncelerinin parametreleri olan modernlik, uzam ve zaman, modernliğin düşünümselliği, yerinden çıkarma görüşlerine yer verilmiştir. Giddens’ a göre “Modernlik” on yedinci yüzyılda Avrupa’da başlayan ve sonraları neredeyse bütün dünyayı etkisi altına alan toplumsal yaşam ve örgütlenme biçimlerine işaret eder. Bu yaklaşım, modernliği belli bir zaman süreci ve coğrafi çıkış noktasıyla ilişkilendirir; ama onun temel karakteristiklerini de şu an için bir karakutu içinde dikkatlice istiflenmiş olarak bir kenara bırakır. (s.9) Giddens ilk olarak insanlık tarihinin bazı süreksizlikler ile belirlendiği ve düzenli bir gelişim biçimine sahip olmadığı fikriyle “Modernliğin Süreksizliklerine” değinir. Ona göre, modernliğin sonucunda ortaya çıkan yaşam tarzları bizi bütün geleneksel toplumsal düzen türlerinden eşi görülmedik bir biçimde söküp çıkarmıştır. Modernliğin getirdiği dönüşümler hem yaygınlıkları hem de yoğunlukları açısından önceki dönemlere özgü değişim biçimlerinin çoğundan daha etkilidirler. Yaygınlık düzleminden bakıldığında bu dönüşümler, küresel düzeyde toplumsal bağlantı biçimleri kurulmasında etkili olmuşlardır; yoğunluk açısından ise günlük yaşamımızın en özel ve kişisel özelliklerini değiştirme aşamasına
Modernliğin SonuçlarıAnthony Giddens · Ayrıntı Yayınları · 2014299 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 13:11
Baudelaire'in bu kitabı kaleme alırken zaten bize esrarı veya şarabı sevdirmek, empoze etmek gayesiyle yazmadığına eminim. Kitabı beğenmeyenlerin de neden bu kadar sert eleştirdiğini anlamadım :) Baudelaire, şiirlerini sembolizm akımının etkisiyle yazan bir şair ve bu şiirler zaten normal bir insanın düşünme yetisi ile ortaya çıkamaz. Baudelaire gibi, Paul Verlaine gibi, Arthur Rimbaud gibi sembolist şairler "asıl benliklerini ve hislerini" ortaya çıkardığını düşündükleri şarap, esrar, absent gibi uyuşturucu maddeler ve içecekler kullanırlar. Yediklerini, içtiklerini eleştirmeyi bırakıp yazdıkları şiirlerin tadına varalım bence :)
Şarabın Şiiri & Esrarın ŞiiriCharles Baudelaire · Dedalus Yayınları · 2019642 okunma
Puan vermedi·71 syf.··
Beğendi
·
2024 141. kitabı
Fransız lirik şair Paul Verlaine biyografisini Zweg'in kaleminden okuyoruz. Günümün içinde kısa soluklu keyifli bir okuma oldu benim için. Lirik şiirleriyle edebiyattaki yeri, annesiyle kuzeninin yaşamına etkisi, Rimbaud ile ilişkisi, absent içerek kendini ölüme sürüklemesi, din değiştirmesi gibi yaşamının önemli dönüm noktalarına değinerek akıcı bir dille kah övgüyle kah yergiyle bir çırpıda okunan bir eser ortaya koymuş yazar. Bu aralar biyografi okumak keyif verdiği için mi yoksa Zweg'in başarılı anlatımından mı bilmem kitabı çok sevdim. Kitabın önsözünde : "Büyük sanatçıların eserleri, sonsuz gerçekliğin sessiz kitaplarıdır. " diyor Zweg. Sonunda da : “Verlaine, tipik olacak kadar fazla önemli ve sonsuz olacak kadar çok zayıf yaratılmış bir fenomendir."
Bir Küçük Hayalperest - VerlaineStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201410 okunma
9/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2023 97. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2023 18:57
Ayfer Tunç’un Kapak Kızı üçlemesinin ikinci kitabı Yeşil Peri Gecesi. Olayların anlaşılabilmesi için sıralı okunmasında yarar var. Dil akıcı, konu ilgi çekici hatta rahatsız edici. Bazı kelimeler kimi yerlerde tekrarlanarak anlatım zenginleştirilmiş. Düz ilerleyen kronolojik bir konu akışı yok. Geçmiş ve bu gün belli bir düzen olmadan aktarılıyor bu fa okuyucuyu sürüklüyor. Okumayanlar için ilk kitabı özetlersem, Kapak Kızı; 90’lı yıllarda, Phoenix (porno dergisi) Mart sayısı kapak kızı Şebnem’in amcasının oğlu Ersin, dayısının kızı Selda ve hiç tanımadığı TCDD’ da garson Bünyamin’in aile hayatlarını mercek altına yatırdıkları karlı bir Mart günü Ankara-istanbul tren yolculuğunu anlatır. Kitapta Şebnem’in sadece adı geçer. Dergi için soyunan kız üçününde hayatına dokunur. Şebnem’in başına gelenleri bu kitapta okuyoruz. Yazar sona doğru iki kitabı birleştiriyor. Karayollarında mühendis Cavit, hemşire ve güzelliği başına bela Hülya ve güzel kızları Şebnem’in hayatı yakışıklı babanın iş kazası ile kolunu ve yakışıklılığını kaybetmesi ile bir trajediye dönüyor. Ailenin çizdiği sınırlara bağlı kalmayan, kendi seçtiği eşle evlenen Cavit cezalandırılıyor. Güzelliğin hem hayranlık uyandırması hem de korkunç bir illet gibi kadını felakete sürüklemesinin altı çiziliyor. Kadının toplumdaki yerine, metalaşmasına ciddi eleştiriler var. Gücü bile dize getiren güzellik ait olduğu bireyin felaketi de oluyor. Neden “Yeşil Peri Gecesi?” sorusunu açıklamak istiyorum. Kazadan önce hayatlarında gölgeler de olsa mutlu bir ailesi olan Şebnem, perilerin onu alıp ormanda küçük bir kulübede eski mutlu günlerine götüreceğini kuruyor( çocukken) Büyüdüğünde buhranlı bir gecede, içinde peri tozu(bir nevi uyuşturucu) olduğu için bir ara ülkemizde yasaklanan ve Yeşil Peri olarak
Edebiyat & Roman
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 201611,7bin okunma