İskeleyle ev arası gidip geledursun, bulaşık yıkasın, evi silip süpürsün, yatsın uyusun, kocasıyla bölük põrçük de olsa sevişsin, söylentisiyle, dedikodusuyla, rüzgârıyla, kokusuyla yayılan başıbozuk İstanbul yaşamının türlü kesimlerini farkına varmadan yaşıyordu Filiz. Bir ayna giblydi seslerin, mırıltıların, görüntülerin derinlemesine bir boyut kazandığı ruhu. Karadeniz'i köpürten poyraz ya da Marmara'yı alt üst eden lodos, Kavaklar'la Üsküdar arası esmese de balıklarına dek değiştiriyordu Boğaz'ın suyunu.
Böyle bir boğaz vardı Filiz'in içinde de, ta Bizans'tan bu yana İstanbul yaşamıyla yüklü.
The living can't appear and disappear at will. The living can't haunt you at every turn. Athena's ghost has wormed its way into my every waking moment. Only the dead can be so constantly present.