Okuduğum farklı bir kitapla geldim bu sefer. Öykü yarışmalarında çeşitli dereceleri olan, 2017 yılında düzenlenen uluslararası öykü yarışması kapsamında Barselona'da Türkiye'yi temsil eden Gökten Çağrı Aktan'ın kitabı. Yeni bir yazar @gokten_aktan ve daha önce tanışmadığım @la_kitap ile tanıştığım için memnunum.
Kitap kapağından ve arka kapak yazısından yola çıkarak çok daha fantastik bir kitap beklemiştim aslında ama karşıma bir kabile çıktı. Yaşadıkları yeri anlatırken yazarın kullandığı masalsı giriş hem şaşırttı hem daha çok meraklandırdı. Ama kabile içi yaşananlara girince çok yabancı olmadığını anlıyorsunuz. O kadar yabancı değil ki, o ilkellikten günümüze kadar gelen şeyler mevcut. Günün koşullarına uydurulmuş haliyle tabiki. Güç arayışı, hırs, sahip olduklarına rağmen doymamak ve sahip olmak için savaşmak, ihanet, yancılık... Sorgulayanların zaten vay haline. Kitabımız, anlatılan maceraya uygun olarak güç gösterileriyle dolu. Kabile reisi seçerken ya da onun sağ kolu olmak için yerine getirilmesi gereken şartlar dehşetti. İtiraz eden, sorgulayan, inanmayan birinin verdiği mücadele ve feda ettikleri de ayrıca tartışılır. Olmasaydı dediğim küçük bir nokta var, ikilemeler biraz az mı olsaymış acaba. Kısaca türü sevenler rahatlıkla okuyabilirler. Zaten akıcı olan yormayan anlatımıyla, farklı oluşuyla da tercih edilebilinir. Bir kaç alıntı bırakıp müsadenizle yeni kitabıma doğru yelken açıyorum...
"... inandılar : çünkü akıl yürütmek yerine, yürütülmüş akılların peşinden gitmeyi yeğleyen insanlardandılar..."
"Korku, saygının eli sopalı zorba sevgilisiydi..."
"Umuyorum ki bu dünya da adalet diye bir şey var ve herkesin ruhu kalbinin karaltısı kadar acı çekecek..."
"İnsanların aklına kilit vurmanın tek yolu, korkutma üzerine kurulu bir din anlayışıyla mümkün